Bal ve pekmezin tüketiminde en önemli olan nokta tüketilen miktardır. İkisi de özünde basit karbonhidratlardan oluştuğu için vücutta çok çabuk sindirilir ve çok hızlı bir şekilde kana karışır.
Balın da bileşimini çoğunlukla yine basit şekerlerden olan glikoz ve fruktoz oluşturur.
Früktoz ve glükoz bal karbonhidratlarının % 85-90'ını oluşturur. Bunların dışında çok çeşitli diğer şekerler de bulunmaktadır. Balda ayrıca vücudun ihtiyaç duyduğu organik asid- ler, amonoasidler, aroma maddeleri, mineral maddeler, enzimler, vitaminler de bulunmakta- dır.
Fruktoz ve glikoz balda bulunan ana monosakkaritlerdir. Bal aynı zamanda az oranda sukroz ve maltoz gibi diğer şekerleri de içermektedir. Hemen hemen pek çok balda fruktoz miktarı yüksektir, glikoz ikinci ana şekerdir ve bu iki şeker bal karbohidratlarının yaklaşık %75'ini oluşturur.
Bal şeker içeriği nedeniyle diğer tatlılar gibi diyabeti olanlar için sakıncalıdır.
Canan Karatay'ın “Ömrünüzün kısalmasını istemiyorsanız kesinlikle bal yemeyin” sözüne Bingöl Arıcılar Birliği ve Üniversiteden Yrd.Doç.Dr. Bayram Yurt'tan , “Karatay hocamıza uymayın, ömrünüzün daha uzun olması için şifalı balı tüketebilirsiniz” cevabı geldi.
5. GERÇEK BAL ŞEKERLENİR Mİ? Balın şekerlenmesi, sanılanın aksine balın gerçekliği ve kalitesi üzerine bir çıkarım ortaya koymuyor. Daha önce de bahsettiğimiz gibi balın şekerlenmesi, sadece ürünün doğal yapısal özelliklerinden kaynaklanıyor. Özetle; gerçek, doğal ve kaliteli bal şekerlenebiliyor.
Kimyasal kalıntı, tarım ilacı, yapay petek, içermeyen arının kendi doğal habitatında işlediği petekle üretmiş olduğu bala ise hakiki bal denir. Hakiki bal ısıl işlem, pastörizasyon gibi endüstriyel işlemlerden geçmeden, besin ve şeker ilavesi yapılmadan üretilir.
2. DİYETTE BAL YENİR Mİ? Kilo kaybı amacıyla yapılan diyetlerde işlenmiş şeker içeren ürünlerden uzak durulması tavsiye edilmekle birlikte, günlük düşük miktarda bal tüketiminin sakıncası bulunmuyor.
Bal, yapısında bulunan hayvansal ve bitkisel kaynaklı glukonik, bütirik, asetik, formik, laktik, süksinik, malik, sitrik ve okzalik asitler gibi organik asitler nedeniyle asidik bir gıda özelliği taşımaktadır. Titrasyon asitliği değeri ortalama %0.57 ve pH değeri ise ortalama 3.9 düzeyindedir [10].