Vücudunuz aniden çikolata tüketme isteği ile doluyorsa veya bir çeşit tatlı krizi yaşıyorsanız, magnezyum eksikliğiniz olabilir. Bitter çikolata, etkili bir magnezyum kaynağı olarak bilinir. Çikolatanın bir karesi günlük ihtiyacın %24'ünü karşılayabilir.
Araştırmalar, çikolatanın özellikle adet dönemi öncesi ve sonrasında Batıda en fazla arzulanan yiyecek olduğunu gösteriyor. Kan kaybı demir gibi bazı mineral eksikliklerine yol açsa da bilim insanları çikolatanın kırmızı et veya koyu yeşil yapraklı sebzeler kadar demir eksikliğini gidermeyeceğini söylüyor.
O zaman şeker oranı yüksek gıdalara yöneliriz. Çünkü tatlı şeyler bize enerji seviyelerinde hızlı bir artış sağlar. Şekere ulaşmak hızlı bir enerji artışı sağlayacak, ancak kan şekeriniz hızla düşecek ve sonunda canınız daha fazla çikolata isteyecektir.
Özellikle kalp, şeker (diyabet), kolesterol gibi rahatsızlığı olan kişiler mutlaka çikolata tüketimine dikkat etmelidir. Çikolatanın zararları arasında en çok karşılaşılan, bağımlılık faktörüdür. Çok fazla çikolata tüketimi olan insanlarda bir süre sonra bağımlılık oluşumu gözlemlenir.
Genel olarak tatlı krizi olarak da adlandırılan bu durumun temelinde çoğu zaman kan şekerinin düşmesi yer alır. Kan şekerinin düşmesi durumunda vücudun enerji ihtiyacı artar ve bu da çikolata başta olmak üzere çeşitli tatlılara karşı büyük bir istek duyulmasına neden olur.
Tatlı isteğini bastırmak için; küçük kase muhallebi, sütlaç gibi sütlü tatlılar ya da az şekerle hazırlanmış armut, ayva ya da balkabağı gibi meyve tatlıları, kuru meyveler ya da kahve yanına ekleyebileceğiniz bitter çikolata tatlı isteğinizi bastırmanızda size alternatif olabilir.
Kadınların menstrüasyon öncesinde ve sırasında çikolata yeme isteği artabiliyor. Magnezyum, çikolatada en fazla bulunan minerallerden biri. Menstrüasyon döneminde çikolata aşerme durumunun, menstrüasyon sürecinde azalabilen magnezyum düzeyleri ve hormonal değişiklikler ile ilişkili olduğu bildiriliyor.
Regl döneminde tatlı, özellikle de çikolata krizlerinin sebebi östrojen hormonudur. Hormonlar, iştah dahil, vücudumuzun her şeyini, hatta duygularımızı da kontrol etmektedir. Bu bakımdan, adet öncesi sendrom denen durumlar ortaya çıkmaktadır.
Çikolatanın içerisinde, mutluluk hormonu olarak da adlandırılan dopaminden bol miktarda bulunur. Bu yüzden de çikolata tüketmek, bireylerin kendilerini iyi hissetmelerine neden olur. Ancak çikolata tüketiminin sürekli ve aşırı hale gelmesiyle birlikte, çikolata bağımlılığı ortaya çıkabilir.
Tatlı yeme isteği tek başına bir sağlık sorununun göstergesi olmayabilir. Ancak sürekli tatlı yeme ihtiyacı hissetmek, açlık hâlinde odaklanmada güçlük yaşamak, sinirlilik, yemek yemeye rağmen sürekli aç hissetmek insülin ile ilgili sağlık sorunlarının işareti olabilir.