İlk kez millî egemenliğe dayalı bir yönetimden bahsedilmiştir. İstanbul Hükûmeti ilk kez yok sayılmıştır. Türk milleti, hem İstanbul'a hem de işgalci güçlere karşı mücadeleye çağrılmıştır. Kurtarıcı olarak görülen padişah, Hilâfet, manda ve himaye düşüncesinin yerini millet ve milliyetçilik düşüncesi almıştır.
Amasya Tamimi, Birinci Dünya Savaşı galiplerinin, TÜRKİYE'yi sömürgeleştirme, halkı köleleştirme girişimine karşı, Kutsal İsyan çağrısıdır. Tamim, ülkenin işgaline, ulusun esaretine, işbirlikçi yönetimin ihanetine başkaldırı manifestosudur.
2.1- Amasya Genelgesi Kararları;
3- Milletin istiklalini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır. 4- Milletin haklı sesini ve haklarını dünyaya duyurmak için her türlü tesir ve baskıdan uzak bir milli heyetin varlığı mecburidir.
Genelgenin maddeleri şöyleydi: Vatanın bütünlüğü milletin bağımsızlığı tehlikededir. (Kurtuluş Savaşının Gerekçesi) İstanbul hükümeti aldığı sorumluluğun gereğini yerine getirememektedir. Bu durum milletimizi yok olmuş gösteriyor.
Amasya Genelgesi'nin siyasi tarihimiz açısından önemli sonuçları olmuştur. Amasya Genelgesi ile İstanbul Hükümeti ve padişah ilk kez yok sayılmış, ilk kez ulus egemenliğine dayalı bir yönetimden bahsedilmiş ve Türk Kurtuluş Savaşı'nın gerekçesi, amacı ve yöntemi belirlenmiştir.
Bu genelge ile ulusal bilinç uyandırılarak halkın işgallere karşı tepki göstermesi sağlanmıştır. Aynı zamanda dağınık halde bulunan askerî birliklerin Mustafa Kemal Paşa'nın emrine girmesi ve askerî birliklerin terhisinin önlenmesiyle Türk Milletinin kaderi yeniden yazılmıştır.
Atatürk'ün Nutuk'ta, isimlerinden bahsetmediği bu imzaların sahipleri; İstiklal Savaşı'nı başlatan diğer komutanlar olan fakat Millî Mücadele sonrasında Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası adlı muhalefet partisi kurmak istedikleri için "gözden düşen" Hüseyin Rauf Orbay, Refet Bele ve Ali Fuat Paşa'dır.
Mondros Ateşkes Anlaşması sonrasında Trakya ve Anadolu'da 31 kongrenin düzenlendiği görülmektedir. Kongrelerin düzenlenmesinde göze çarpan genel amaç, halkın, varlığını korumak için çare arayışıdır.
İmparatorluğun değişik bölgelerinde görev yaptıktan sonra Çanakkale Muharebelerine katıldı. Buradaki başarılarından dolayı albaylığa yükseldi. Irak Cephesinde görevlendirilen Kazım Karabekir, burada İngilizlerle savaştıktan sonra 1917 yılında II. Kolordu Komutanı, 1918 yılında da I. Kafkas Kolordusu Komutanı oldu.
Bu itibarla Misâk-ı Millî, İstiklâl Harbi'nin siyasî ve askerî hedeflerini gösteren bir belge olmuştur (13). Bütün bu bilgilerden anlaşılacağı gibi, 19Mayıs 1919 tarihinde Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'a çıkması Türk tarihinin bir dönüm noktasıdır. Bu olay ile Türk Millî Mücadelesi fiilen başlamış oluyordu.