Enes İbni Mâlik radıyallahu anh'den rivâyet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Allah, iyiliğini dilediği kulunun cezasını dünyada verir. Fenalığını dilediği kulunun cezasını da, kıyamet günü günahını yüklenip gelsin diye, dünyada vermez. ”
- Allah sevdiği kullarına verdiği sıkıntının amacı, onları saptıracak olan nefsani arzu ve isteklerden uzak tutmaktır. Allah hiç bir zaman kulunun kaldıramayacağı bir yükü yüklemez. “Allah hiç kimseye gücünün üstünde bir yükümlülük vermez.” (Bakara: 2/286) mealindeki ayette bu gerçeğin altı çizilmiştir.
2- Dünyada Cezalandırılma
İşlenen bir suçun/günahın dünyada uygu- lanacak bir cezası bulunuyorsa, suçlu kişi o cezayı çekmekle, suçun uhrevî cezasından kurtulur. Böyle bir ceza, işlenen günahın karşılığı kabul edilir, tev- be ve istiğfâr mahiyetini taşır.
Hadislerin Açıklaması Allah Teâlâ kullarını dünyada çeşitli imtihanlardan geçirir. Ancak bu, her defasında cezalandırma anlamında değildir. Allah, hayrını dilediği kullarını da belâ ve musibetlere uğratır.
"Kişi daima en sevdiği ile imtihan edilir." şekliyle bir hadis rivayeti bulamadık. Bu ayetlerde insanın en çok sevdiği şeylerden imtihan edileceği anlaşılmaktadır. Şu halde sevdiklerimizle imtihan oluyoruz ve vefat edinceye kadar da imtihan olacağız; unutmamak gerekir ki, imtihan oluyorsak Allah bizi seviyor demektir.
Demektir ki farz ve nafilelerde devamlılık göstermek, Allah'ın sevgisine işaret olmaktadır. Her işinde dürüstlük görülen, istekleri yerine getiren, tehlikelerden uzak tutulan kimsenin bu hâli de onun Allah Teâla tarafından sevildiğini gösterir. Çünkü Allah Teâlâ sevdiklerini yardımsız bırakmaz.
Allah, kullarını bazen nimetini arttırarak bazen kısarak imtihan eder. Nimet verdiği zaman şükürle, zorluk karşısında sabırla duruş gösterebilen kimse sınavı kazanacaktır. Nimetin karşılığında sorumluluk yüklendiğinin bilincinde olan kul, sağlığına namaz ve oruçla, malına zekât ve sadakayla şükreder.
Kur'ân'a baktığımızda zulüm affedilmeyecek bir günah olarak karşımıza çıkar: “Evet, o inkâr edenleri ve zulmedenleri Allah ne bağışlayacak, ne de onlara bir kurtuluş yolu gösterecektir.” (Nisa Suresi 168. âyet) “Allah tarafından affedilmeyecek iki günah var, bunlar şirk ve zulüm, dolayısıyla kul hakkı.
Buna göre bir tövbenin makbul olabilmesi için; işlenen günahı terk etmek, günah işlediğine pişman olmak, günahı bir daha işlememeye azmedip söz vermek, eğer işlenen günah kul haklarıyla ilgili ise bu durumda, hak sahibi ile helalleşmek, Allah'tan af dilemek gerekir.
Kötülük işleyenlere kötülükleri kadar ceza verilir; onların yüzlerini zillet bürür; Allah'a karşı onları savunacak yoktur; yüzleri, geceden kara bir parçayla örtülmüş gibidir.
SON YAZILAR
Devremülk satışında DASK zorunlu mu
Ankara havaalanında döviz bürosu var mı
Can eriği sağlıklı mı
Akıllı kemoterapi ilacı saç döker mi
Deniz şortu yıkanır mı
Etin tuzunu ne alir
Ayağın üstünde kemik çıkması
Ev türleri
Aldirin ilaç
Bıldırcın eti lezzetli mi
42HM nereye gidiyor
25 haziran onur yürüyüşü
24 tv genel yayın yönetmeni
Demdeme türü
Ayet Hala akıllanmayacak mısınız
Didim Bodrum arası feribot var mı
Falda kapı görmek
Bogazda nodüller tehlikelimi
Devrim özkan yaş
Dünya Hakkında Bilgi
Ağzının payını vermek
Çamaşır makinesi kireç tutmaması için ne yapmak lazım
Er işareti
Alkolün vücuda etkileri
Bitlis nüfusu merkez
Aşk filmlerinin unutulmaz yönetmeni konusu
Ağzımın içi tuzlu gibi
Aşırı tatlı tüketimi
Banyodan sonra ayaklara soğuk su dökmek hadis
Ayvalıktan nereye feribot var
Dev çıyan zehirli mi
Engelleyince hikaye görünür mü
Bactroban krem nereye sürülür
Çekirdek aile tanımı
132 ne hattı
Derya Balta Hilal ne oldu
Allah ın her şeyi bilme sıfatı
Ayakta yolcu taşıma cezası
Eti Puf neyle yapılıyor
Birlesik zamanli fiil