Peygamber'le gizlice Akabe'de buluştular. Yesribliler, “Hiçbir şekilde Allah'a ortak koşmayacaklarına, hırsızlık ve zina yapmayacaklarına, çocuklarını öldürmeyeceklerine, birbirlerine iftira etmeyeceklerine, Hz. Peygamber'in emirlerine uyacaklarına” söz verip kendisine biat ettiler. Buna 'Birinci Akabe Biatı' denir.
Peygamber, henüz Müslüman olmamış fakat kendisini kollayan amcası Abbas ile Akabe'ye gitti. Biatta Medineliler Peygamber'i yalnız bırakmayacaklarına dair söz verdiler. İkinci Akabe Biatı Medine İslam Devleti'nin temeli olma özelliği ve Dar'ul Harp ve Dar'ul İslam fıkhı açısından oldukça önemlidir.
Mekke'nin Akabe mevkiinde, 621-622 yıllarında Medineli müslümanlarla Hz. Peygamber arasında yapılan iki anlaşma.
Akabe Krizi veya Akabe meselesi aynı zamanda "Taba Meselesi" veya "Taba Krizi (1906)" olarak da bilinen bir krizdir. Osmanlı İmparatorluğu, Britanya İmparatorluğu ve Britanya İmparatorluğu'nun işgali ile İngiltere'ye bağlanan Mısır Hidivliği arasında 1906 yılında patlak veren krizdir.
Muaz bin Cebel bu dönemde 18 yaşında Müslüman olmuştur. Daha sonra yapılan İkinci Akabe Biatı'nda ise Muhammed'e biat etmiştir. Hicret zamanında evini Abdullah bin Mesud ve Cafer-i Tayyar ile paylaşmıştır. Muaz, Muhammed'le birlikte Bedir, Uhud, Hendek muharebelerine, Hayber ve Mekke fetihlerine katılmıştır.
Sözlükte “sarp yol, dağdaki aşılması zor dik geçit” anlamına gelen akabe, Kur'ân-ı Kerîm'de mecazi olarak köle âzat etmek, bir yetim veya yoksulu doyurmak; mümin, sabırlı ve haktan yana kimselerden olmak gibi faziletler için kullanılmıştır (bk. el-Beled 90/11-14).
Peygamber'in himaye edilmesi hususu yer almadığından dolayı I. Akabe Biatı aynı zamanda “Kadınların Biatı” olarak adlandırılmıştır.20 “Kadınların Biatı” bir yönüyle ilk ve temel biat esaslarını içermektedir.
Müslümanların 622 yılında Mekke'den Medine'ye göçüne verilen isimdir. (Peygamber Şehri) olarak adlandırılan Yesrib'e hicret etti. Medine'ye hicret, hicretin 8. yılında gerçekleştirilen Mekke'nin fethinden itibaren son buldu.
Hz. Peygamber'e itaat edeceklerine ve ona tabi olacaklarına söz verenler (biat edenler) genellikle önceden İslâm'ı kabul etmiş veya en azından bu amaçla ona gelmiş kişilerdir.
Erkam'ın (r.a) Dârülerkam adı verilen bu evi, İslâm'ın ilk müntesipleri için bir nevi medrese vazifesi gördüğünden İslâm Tarihi'nde önemli bir yere sahiptir. Erkam (r.a), Hz. Peygamber'in (sav) katıldığı savaşlarda onun yanında bulunmuş, Hz. Peygamber'in (sav) en yakınındaki çok güvendiği insanlardan biri olmuştur.
SON YAZILAR
Blanche etmek
Çin seddinin yapılış amacı
Dolgu orucu bozar mı
18 yaş altı engelli araç alımı
Emziren anne tüy dökücü kullanabilir mi
Akut Hakkında Bilgi Kısa
Çamaşır makinesinde siyahları yıkama
Çarşaf kan lekesi
5425420054
A2 ehliyeti ne kullanır
Estonya schengen mi
Alfanümerik örnek
Dibi tutan tencere temizliği
Ayetel Kürsi kolye takmak caiz mi
Aile geçim indirimi
Avusturya nın başkenti
1 dünya savaşı bitiren antlaşmalar
Evlatlıkla evlenme ayeti
Estonya resmi dili
Ayak kılları azaltma
Albino muhabbet kuşu cinsiyet ayrımı
Diş Ağrısına En İyi Gelen Ağrı Kesici
A grubu antibiyotik isimleri
Depremden sonra kılınacak namaz
Acnelyse içinde ne var
Akasya Ağacı Zehirli Midir
Bodrumdan yunanistana feribot
Aslan Pençesi Tohumu Ne İşe Yarıyor
Ağda deri kalkması
Ahşap karyolalar sağlam mı
ABD'nin başkenti New York mu
1 aylık çalışanın ihbar süresi
Andrew Wiles ne yaptı
Dilek öğretmene ne oldu
Akad uygarlığı
12 Mayıs'ta ne oldu
Falda şimşek görmek
beta-2 mikroglobulin ne için bakılır
Erasmus için ulusal vize mi
Artuklu Kürt mü