Evlilik bütün peygamberler, özellikle de İslâm Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.s.)‟in önem verdiği bir kurumdur. Dini açıdan bakıldığında, yapılması sünnet, yerine göre farz olan amellerden biridir.
Bu itibarla evlilik, meşru bir mazeret olmadıkça terk edilmemesi gereken bir sünnet olarak görülmüştür (bkz. İbn Âbidîn, Reddü'l-muhtâr, 3/7). Bununla birlikte evlenmediği takdirde günaha girme ihtimali yüksek olan kimsenin evlenmesi vaciptir.
Evlilik; Allah'ın emri, Peygamberin sünnetidir. Evlilikte huzur ve mutluluğun formülü ise Allah rızasını merkeze alıp karşılıklılı saygıyı esas kılmaktır.
1. Farz: Evlenmediği taktirde zinaya düşeceği kesin olan kimsenin -mehri verecek ve eşinin geçimini sağlayacak durumda ise- evlenmesi farzdır. 2. Vacib: Yine evlenmezse zinaya düşme tehlikesi bulunan kimsenin -mehir ve nafakayı sağlayacak durumda ise- evlenmesi vacibtir.
Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “İçinizden kendileri ile huzura kavuşacağınız eşler yaratıp aranızda muhabbet ve rahmet var etmesi, Allah'ın varlığının delillerindendir. Bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.”
TMK'da dini tören yapılmasının isteğe bağlı bir durum olduğu ve evliliğin geçerliliği üzerinde herhangi bir etkisi bulunmadığı açıkça düzenlemiştir. Evlenmenin geçerli olması için aranan şart TMK'da öngörülen şekilde resmi nikâhın gerçekleştirilmiş olmasıdır.
Peygamber Efendimiz, “Birlikte olacağınız eşler konusunda seçici davranın, denginizle evlenin. (Kızlarınızı da) emsalleriyle evlendirin.”9 hadisiyle de “kefâet” yani denkliğin eşler arasında uyumun ve evliliğin devamının sağlanmasında önemli bir etken olduğuna işaret etmiştir.
Evlilik İslam dini açısından da mübarek bir kurumdur, çünkü son ilahi dine göre evlilik Allah'ın emri ve peygamberin de kavli olarak kabul edilmiştir.
Bu sebeple evlenmeye büyük bir önem verilmiş ve evlenme Kitap, Sünnet ve icmâ ile meşru kılınmıştır. Fıkıh bilginleri de bu deliller çerçevesinde evlenmenin hükmü konusunda çeşitli değerlendirmeler yapmışlar ve onların tamamına yakın çoğunluğu, “i'tidâl” hâlinde evlenmenin sünnet olduğu kanaatine ulaşmışlardır.
Bu dünyada birbiriyle evlenemeyen kişiler, ahirette evlenebileceklerdir. Dünyada bekar olarak imanlı bir şekilde vefat etmiş bir kadın cennete girdiğinde, Cenab-ı Hak orada onu mü'min bir erkekle nikahlar. Çünkü, cennetin zevklerinden birisi de, yeme ve içmenin yanında nikahtır. Kadın da bu nimetten istifade etmelidir.
SON YAZILAR
Banyodan sonra ayaklara soğuk su dökmek hadis
Ayvalıktan nereye feribot var
Dev çıyan zehirli mi
Engelleyince hikaye görünür mü
Bactroban krem nereye sürülür
Çekirdek aile tanımı
132 ne hattı
Derya Balta Hilal ne oldu
Allah ın her şeyi bilme sıfatı
Ayakta yolcu taşıma cezası
Eti Puf neyle yapılıyor
Birlesik zamanli fiil
Ayakkabı sıcak suda yıkanır mı
Devlet memuru nikah izni
Dövme 1 haftada iyileşir mi
Bankacılık eşit ağırlık mı
Didem arslan iletişim
Ayrılan eşlerin barışması için dua
20 20 20 kükürtlü gübre ne ise yarar
Evlerde çıkan böcekler
Eşofman pantolon adı ne
Anayasa fırlatma
3600 ek gösterge lise mezunlarını kapsıyor mu
Çarşı anarşist mi
Böbrek üstü bezi tansiyonu etkiler mi
Ay opak mıdır
1 ve 2 meşrutiyet kısaca
Akşemseddin çalışma yaptığı bilim dalları
2100 artık yıl mı
Bir kişinin kendi hayat hikayesini anlattığı türe ne ad verilir
Alerji yama testi
1792 yaş antlaşması
Ermenek'te şelale var mı
Ampute etmek
Dideral kullanmak tehlikeli mi
An mı ân mı
Esmer şekerle normal sekerin farki
1 tbmm ye karşı çıkan ayaklanmalar
Ameliyat yeri akıntısı
5in katları