Osmanlı Devleti'nin son elli yılına damgasını vuran en önemli sorunlardan biri olan Ermeni meselesi, 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşı sırasında İngiltere ile Rusya arasındaki rekabetin yarattığı emperyalizm sorunu olarak ortaya çıkmıştır.
Dolayısıyla hem Osmanlı Devleti hem de uluslararası politika açısından Ermeni sorunu ilk defa Berlin Kongresi'nde ortaya çıktı. Kongreyi takip eden yıllarda Ermeni milliyetçilerinin örgütlenme faaliyetleri hız kazandı. 1878 Berlin Antlaşması'ndan hemen sonra Van'da Harahaç Cemiyeti kuruldu.
Ermeni Meselesi Ayastefanos Antlaşması'nın 16. maddesiyle uluslararası bir mesele haline gelmiştir. İlk defa uluslararası bir metinde Osmanlı topraklarında yaşayan Ermenilerin durumu, ele alınması ve düzeltilmesi gereken bir mesele olarak yer almıştır.
Zeytun Ermenileri, yaşadıkları arazinin sarp ve dağlık bir bölgede olması nedeniyle devletin oraya ulaşmasının güçlüğünü kullanarak vergi vermemeyi alışkanlık hâline getirdiler. Zeytun Ermenilerinin bir kısmının eşkıyalığı bir geçim kaynağı olarak görmesinden dolayı bu bölgede öteden beri isyanlar çıkmıştır.
Türk topraklarının “Ermenileştirilmesi” gayesiyle Ermenilerin çıkarttığı ilk isyan, 20 Haziran 1890'da[18] Erzurum'da patlak vermiştir. Ana yol üzerinde bulunması ve Rusya'ya yakın olmasından dolayı Erzurum ihtilal için en müsait merkez olarak görülmüştür.
Osmanlı Devleti'nin güçlü olduğu dönemlerde gayri müslimlerle ilgili bir problem görülmezken, devletin zayıflayıp güç kaybetmesi üzerine Düvel-i Muazzama'nın gayri müslimleri kendi dinî, siyasî ve ekonomik menfaatleri doğrultusunda yönlendirmeye başlaması ile Ermeni meselesi ortaya çıkmıştır.
Vilayat-ı Sitte (ولایات سته; anlam: Altı vilayet, Altı il), 13 Temmuz 1878 tarihli Berlin Antlaşması'na göre Osmanlı Devleti'nin Erzurum, Van, Harput, Diyarbekir, Sivas, Bitlis olmak üzere altı vilayetin adı. 30 Ekim 1918 tarihli Mondros Mütarekesinin 24. maddesinde "Altı Ermeni ili" olarak bahsedilmiştir.
Osmanlı Devleti kuruluş döneminde Ermeniler, genellikle Çukurova, Doğu Anadolu Bölgesi ile Kafkasya bölgelerinde bulunan beyliklerin egemenliği altında yaşamışlardır. Bursa'nın başkent olduğu dönemde Ermeni ruhani reisliği başkente alınmıştır.
Rumi takvime göre 1293 yılına denk geldiğinden Osmanlı tarihinde 93 Harbi olarak bilinir. Savaşın başlıca sebepleri; Osmanlı Devleti'nde yaşanan azınlık isyanları, Rusya'nın Balkanlardaki genişleme siyaseti, Romanya ve Bulgaristan'ın bağımsızlık istekleri ve Panslavizm'dir.
Genellikle aşırı vergi tahsisi yüzünden Osmanlı yöneticilerinin provokasyonuyla Ermeni nüfuslu yerlerde çıkan ayaklanmalar (örneğin 1894'te Sason ve 1895-96'daki Zeytun İsyanı), Hamidiye Alayları tarafından baskı ve katliam yoluyla bastırıldı.
SON YAZILAR
Didem arslan iletişim
Ayrılan eşlerin barışması için dua
20 20 20 kükürtlü gübre ne ise yarar
Evlerde çıkan böcekler
Eşofman pantolon adı ne
Anayasa fırlatma
3600 ek gösterge lise mezunlarını kapsıyor mu
Çarşı anarşist mi
Böbrek üstü bezi tansiyonu etkiler mi
Ay opak mıdır
1 ve 2 meşrutiyet kısaca
Akşemseddin çalışma yaptığı bilim dalları
2100 artık yıl mı
Bir kişinin kendi hayat hikayesini anlattığı türe ne ad verilir
Alerji yama testi
1792 yaş antlaşması
Ermenek'te şelale var mı
Ampute etmek
Dideral kullanmak tehlikeli mi
An mı ân mı
Esmer şekerle normal sekerin farki
1 tbmm ye karşı çıkan ayaklanmalar
Ameliyat yeri akıntısı
5in katları
1968 de ne icat edildi
Evrenin en hızlı şeyi
Eter alkol
Acem borusu hızlı büyür mü
1 pozitif çarpan mıdır
Enerjisa müşteri hizmetleri merkezi
Esophageal adenocarcinoma prognosis
Dacia Duster otomobil mi yoksa kamyonet mi
Deve sidiği hadisi sahih mi
Elektrikli kombi kullanışlı mı
Bahçelievler Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi diş teli takıyor mu
Çamaşır ve kurutma makinesi üst üste koyma
Evrenin genişlediğini ispatlayan bilim insanı
Eren Sayar ne iş yapıyor
Çiçek adasında ne var
Australorp tavuk yumurta verimi