Fakihlerin çoğunluğu sakal bırakmayı müslümanların şiârı ve dinî bir emir olarak görüp sakalı kesmeyi haram sayar; Hanefîler'de bu gibi durumlar için tahrîmen mekruh terimi kullanılır (İbn Âbidîn, II, 418; Cezîrî, II, 45, 46).
Sünnet-i zevaidi terk etmek haram değildir. Bazı âlimlere göre tenzihen mekruhtur. Sakal zevaid sünnet değil, müekked sünnet bile olsa, sakalı kesmeye haram denmez.
«Müşriklere muhalefet ediniz; bıyıkları (nızı) gayet kısaltınız ve sakalları (nızı) uzatın (bırakın) ız». «El-İbdâ' fi madârril-ibtida» sahibi de şu delilleri serdeder: Dört mezhep sahipleri sakalı gür ve sık bırakın vücubu ve onu kesmenin haramlığı hususunda ittifak etmişlerdir.
Peygamber'e (s.a.s.) uymak maksadıyla sakal bırakan ve sakalının sünnete uygun bir şekilde bakımını yapan kişinin bu amelinden dolayı sevap alacağını, ancak herhangi bir sebeple buna imkân bulamadıkları için sakalını tıraş edenlerin ise sünnete aykırı düşmekle birlikte bundan dolayı günaha girmeyeceğini söylemek ...
Resûlullah tıraş olurken insanlar onun çevresini sarar, berberin kestiği saç tellerini daha yere düşmeden almaya çalışırlardı (Müslim, “Feżâʾil”, 75).
Fakihlerin çoğunluğu sakal bırakmayı müslümanların şiârı ve dinî bir emir olarak görüp sakalı kesmeyi haram sayar; Hanefîler'de bu gibi durumlar için tahrîmen mekruh terimi kullanılır (İbn Âbidîn, II, 418; Cezîrî, II, 45, 46).
Bir tutamdan fazlasını kesmek sünnettir ve hatta gereklidir. Zira Peygamber Efendimiz (asm), sakalının bir tutamından fazlasını kesmiş, hem eninden hem de boyundan almak suretiyle (Tirmizi, Edeb 17) sakalını şekil itibariyle her zaman düzenli tutmuştur.
Sakal bırakılması, bıyıkların kısaltılması (dudağı geçmeyecek tarzda) tırnakların kesilmesi, ağzın temiz tutulması, vücuttaki kirliliklerin giderilmesi, fazla tüylerin alınması sünnet olarak görülmüştür. Sünnet niyetiyle bırakılmış olan sakalın sonradan kesilmesi hoş kabul edilmemiş, mekruh sayılmıştır.
Üstad Hazretlerinin sakal bırakmamak noktasında mazereti çoktur. Üstad Hazretlerinin hayatı hep zorluklar, sürgünler ve hapislerde geçtiği için, sakalı bıraktıktan sonra kesilme tehlikesine tedbir olmak için baştan bırakmamıştır.
Bu sakaldan dolayı önemli bir görevi ihmal etmiş olması, arkasında kılınan namazların caiz olmayacağını söyleyecek düzeyde değildir. Yani bu işlediği suç, suçtur ama namazın imam olarak kıldırılmasına engel değildir.
SON YAZILAR
24 tv genel yayın yönetmeni
Demdeme türü
Ayet Hala akıllanmayacak mısınız
Didim Bodrum arası feribot var mı
Falda kapı görmek
Bogazda nodüller tehlikelimi
Devrim özkan yaş
Dünya Hakkında Bilgi
Ağzının payını vermek
Çamaşır makinesi kireç tutmaması için ne yapmak lazım
Er işareti
Alkolün vücuda etkileri
Bitlis nüfusu merkez
Aşk filmlerinin unutulmaz yönetmeni konusu
Ağzımın içi tuzlu gibi
Aşırı tatlı tüketimi
Banyodan sonra ayaklara soğuk su dökmek hadis
Ayvalıktan nereye feribot var
Dev çıyan zehirli mi
Engelleyince hikaye görünür mü
Bactroban krem nereye sürülür
Çekirdek aile tanımı
132 ne hattı
Derya Balta Hilal ne oldu
Allah ın her şeyi bilme sıfatı
Ayakta yolcu taşıma cezası
Eti Puf neyle yapılıyor
Birlesik zamanli fiil
Ayakkabı sıcak suda yıkanır mı
Devlet memuru nikah izni
Dövme 1 haftada iyileşir mi
Bankacılık eşit ağırlık mı
Didem arslan iletişim
Ayrılan eşlerin barışması için dua
20 20 20 kükürtlü gübre ne ise yarar
Evlerde çıkan böcekler
Eşofman pantolon adı ne
Anayasa fırlatma
3600 ek gösterge lise mezunlarını kapsıyor mu
Çarşı anarşist mi