Deyim aktarması (istiare, metaphore) aralarında benzetme ilişkisi kurulan iki şeyin adından birinin geçici bir süre ile diğer adın yerine kullanılması olayıdır. Türkçede tarih boyunca güzel söz kullanma bir gelenek olarak devam etmiştir. Tüm edebi dönemlerimizde ve tüm kültürel katmanlarda bunu görmek mümkündür.
Doğaya özgü olan kavramların doğaya aktarılması ile doğadan doğaya aktarma ortaya çıkmaktadır. Örnek: Odamın penceresinden karların uçuştuğunu gördüm. Bir duyu ile başka bir duyunun aynı anda kullanılmasıdır. Burada iki duyu aynı anda kullanılabilir.
Deyim Aktarması (Metafor)
gelecek biçimde kullanma” (1998: 1641) olarak tanımlanan deyim aktarması, dilbiliminde Yunanca metaphora kelimesinden gelen metafor bir edebiyat terimi olarak istiare (Bilgegil, 1989: 154), eğretileme (Aksan, 2016: 79) terimleriyle karşılanmaktadır.
Tanım 1: Deyim aktarması yani diğer ismiyle anlam aktarması bir sözcüğün benzetme amacı ile başka bir sözcük yerine kullanılmasıdır. Tanım 2: İnsana özgü bir kavramın doğaya, doğaya özgü bir kavramın insana aktarılmasına deyim aktarması denir.
Bazı duyulara ait sözcüklerin, duyular arası aktarmaya uğrayarak başka duyuların yerine kullanılmasına duyular arası aktarma denir. Türkçe' de deyim aktarmaları başlığı altında incelenen bu konu beş duyunun yani tatma, koklama, dokunma, işitme, görme hislerinin birbirleri arasında yer değiştirmesi şeklinde gerçekleşir.
Bu makalede Türkiye Türkçesinde yer alan atasözleri üzerinde deyim aktarmaları ve deyim aktarmalarının türleri tespit edilmeye çalışıldı. Deyim aktarması (istiare, metaphore) aralarında benzetme ilişkisi kurulan iki şeyin adından birinin geçici bir süre ile diğer adın yerine kullanılması olayıdır.
Duyu aktarımı, edebi eserlerde ve şiirlerde de sıkça kullanılır. Duyu aktarımı için örnek vermek gerekirse: "Sanatçının ipek sesi herkesi büyüledi.", "Arkadaşının sert sözleri onu yaraladı." gibi cümleler sıkça kullanılır. Görüldüğü gibi sözün yaralaması da mümkün değildir. Bu cümlelerde bir duygu aktarımı yapılmıştır.
İstiare, Türk Edebiyatında, bir sözcüğü kendi anlamı dışında kullanarak, bir şeyi benzediği başka varlığının adıyla anma sanatı. Diğer adı eğretilemedir. Benzetmenin iki temel öğesi vardır, benzeyen ve benzetilen. İstiare bunlardan birinin söylenmemesiyle yapılır.
Mecaz-ı Mürsel (Ad Aktarması): Benzetme ilgisi söz konusu olmadan, başka bazı ilgilerle, bir sözün başka bir söz yerine kullanılmasıyla oluşturulan mecazlardır. “Anne, çamaşır kazanı kaynadı,gel!” “Üstünü çıkarıp yatağa uzandı.” “Ne zamandır evde tencere kaynamıyor.”
*Benzetmenin temel ögelerinden (benzeyen, kendisine benzetilen) sadece biri söylenerek yapılan benzetmeye “istiare” denir. a) Açık İstiare: Benzeyenin bulunmayıp yalnızca “kendisine benzetilen”le yapılan istiaredir. b) Kapalı İstiare: Kendisine benzetilenin bulunmayıp yalnızca “benzeyen”le yapılan istiaredir.
SON YAZILAR
Deniz şortu yıkanır mı
Etin tuzunu ne alir
Ayağın üstünde kemik çıkması
Ev türleri
Aldirin ilaç
Bıldırcın eti lezzetli mi
42HM nereye gidiyor
25 haziran onur yürüyüşü
24 tv genel yayın yönetmeni
Demdeme türü
Ayet Hala akıllanmayacak mısınız
Didim Bodrum arası feribot var mı
Falda kapı görmek
Bogazda nodüller tehlikelimi
Devrim özkan yaş
Dünya Hakkında Bilgi
Ağzının payını vermek
Çamaşır makinesi kireç tutmaması için ne yapmak lazım
Er işareti
Alkolün vücuda etkileri
Bitlis nüfusu merkez
Aşk filmlerinin unutulmaz yönetmeni konusu
Ağzımın içi tuzlu gibi
Aşırı tatlı tüketimi
Banyodan sonra ayaklara soğuk su dökmek hadis
Ayvalıktan nereye feribot var
Dev çıyan zehirli mi
Engelleyince hikaye görünür mü
Bactroban krem nereye sürülür
Çekirdek aile tanımı
132 ne hattı
Derya Balta Hilal ne oldu
Allah ın her şeyi bilme sıfatı
Ayakta yolcu taşıma cezası
Eti Puf neyle yapılıyor
Birlesik zamanli fiil
Ayakkabı sıcak suda yıkanır mı
Devlet memuru nikah izni
Dövme 1 haftada iyileşir mi
Bankacılık eşit ağırlık mı