Binaların yapım özellikleri gereği deprem dalgalarına farklı şekillerde tepki verme özellikleri bulunur. Binaların kontrollü bir olarak deprem dalgalarına karşı koyacak şekilde sallanması doğaldır. Binanın sallanma derecesinin az veya çok olması sağlamlık göstergesi değildir.
Sesin yüzeyden gaz çıkışını andırdığını söyleyen Görür, “Özellikle deprem bölgelerinde topraktan çeşitli gazlar ve özellikle radon gazı çıkar.” ifadesini kullandı.
Bu, zayıflama ismi verilen bir süreçtir ve temelde, onlardan uzaklaştıkça nesnelerin daha az ses çıkarmasına sebep olur. Bu nedenle şiddetli de olsa bir depremin üzerinden uçan uçak, aşağıdaki titreşimleri hissetmez.
Deprem anlarında en üst katta oturuyorsanız binayı terk etmeye çalışmayın. Çünkü deprem sırasında hem merdivenler hem de asansör sizin için çok daha büyük tehlikedir. Üst katlar alt katlara oranla daha çok sallanır.
Alt katta oturursan katlar üstüne çökebilir ama her zaman alt katın kolonları daha sağlam oluyor. Üst katta olursan da sen başkasının üstüne çökersin ve üst katların kolonları da ince olur çünkü binanın yapılışı gereği kolonlar en aşağıdan en yukarıya doğru incelirler.
Titreşimler, hasar oluşturmak haricinde yapının işlevine zarar verebilir, yapı içindeki çalışmaları durdurabilir yahut hatalı işlemler yapılmasına neden olabilir. Tarihi yapılar, müzeler, vb. ve yapı içindeki unsurlar kritik titreşim düzeylerinde zarara uğrayabilir.
“Deprem önce alttan P dalgasıyla küt diye vurur. Sonra fay hattının uzaklığına bağlı olan bir süreden sonra S dalgası gelip binayı sallamaya başlar. Bu sallandı anının bir afete dönüşmemesi deprem anındaki değil; deprem olmadan önce yapmanız gerekenleri yapıp yapmadıklarınıza bağlıdır.
Şiddetli bir sarsıntı anında yerin altında hareket eden kayalar kırılır veya fay hattı boyunca kayar. Bu sırada meydana gelen sismik dalgalar, birbiriyle temas eden kayaların içinden geçer ve bu da uğultuya sebep olur. Bu ses, sarsıntıyı hisseden bina, köprü gibi yapıların titremesiyle daha da büyür.
Yüksek şiddetli depremler öncesinde insanlarda görülebilen belirtiler; mide bulantısı, kusma, ishal, baş dönmesi, sinir bozukluğu, sıkıntı, aşırı duygusallık ve histeri, parmaklardan dirseklere doğru akan elektrik akımı hissi, baş ağrısı, diz ağrısı, göz seğirmesi, yüksek tansiyon, kalp rahatsızlığı, burun kanaması, ...
Gece uçuşu tehlikeli midir? Gece uçmak genellikle gündüz uçmaktan daha tehlikeli değildir çünkü uçaklar ve havaalanı altyapısı geceleri güvenli bir şekilde çalışmak üzere tasarlanmıştır. Havacılık endüstrisi, günün hangi saatinde olursa olsun 7/24 geçerli olan sıkı güvenlik standartlarına ve prosedürlerine uymaktadır.
SON YAZILAR
76Y nereye gidiyor
En küçük tam sayı
Bostancıdan Beşiktaş'a vapur var mı
Er rezzak duası
Avşa adası içinde ulaşım
En zayıf insan
Deniz memelileri isimleri
Esselamu aleyke eyyuhennebiyyu verahmetullahi ve berekatühü
En yüksek çözünürlüklü kameralı cep telefonu
27 ağustos doğumlu ünlüler
Cph4 gerçekte var mıdır
Akrep Kadını Yalan Söyler Mi
Devremülk satışında DASK zorunlu mu
Ankara havaalanında döviz bürosu var mı
Can eriği sağlıklı mı
Akıllı kemoterapi ilacı saç döker mi
Deniz şortu yıkanır mı
Etin tuzunu ne alir
Ayağın üstünde kemik çıkması
Ev türleri
Aldirin ilaç
Bıldırcın eti lezzetli mi
42HM nereye gidiyor
25 haziran onur yürüyüşü
24 tv genel yayın yönetmeni
Demdeme türü
Ayet Hala akıllanmayacak mısınız
Didim Bodrum arası feribot var mı
Falda kapı görmek
Bogazda nodüller tehlikelimi
Devrim özkan yaş
Dünya Hakkında Bilgi
Ağzının payını vermek
Çamaşır makinesi kireç tutmaması için ne yapmak lazım
Er işareti
Alkolün vücuda etkileri
Bitlis nüfusu merkez
Aşk filmlerinin unutulmaz yönetmeni konusu
Ağzımın içi tuzlu gibi
Aşırı tatlı tüketimi