Çiçek hastalığı, 8. yy'da Avrupa'da yılda tahminen 200.000-600.000 arasında ölüme neden olarak, tüm ölümlerin %7-12'sinden sorumlu olmuş, ilk kez 10 yy'da Rhazes tarafından tanımlanmış, variola(smallpox) virüsünün neden olduğu çok bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığıdır.
Çiçek hastalığı için inokülasyonun 1500'lü yıllarda Çin'de başladığı görülmektedir. Avrupa bu uygulamayı 18. yüzyılın ilk yarısında Asya'dan almıştır.
İsminin benzer olması nedeniyle halk arasında bu hastalık su çiçeği ile karıştırılsa da su çiçeği ile çiçek hastalığı birbirinden farklı hastalıklardır. Derideki döküntüler yönünden su çiçeğine benzemesine rağmen, çiçek hastalığı çok daha ciddi ve ağır semptomlarla seyreder.
Yakutların kızıl saçlı ve kırmızı elbiseli Rus bir kadın olarak tasavvur ettiği çiçek hastalığı, toplu ölümlere, hayatta kalanlarda ise körlüğe sebep olmuş, insanları ömürlerinin geri kalanını yüzlerindeki çiçek yarası iziyle yaşamaya mahkum etmiştir.
Kaynaklarda Mary Wortley Montagu için; "Leydi Mary Osmanlı İmparatorluğu'ndayken, çiçek hastalığına karşı variolasyon adı verilen yerel inokülasyon uygulamasını keşfetti" denilmektedir. 1718'de beş yaşındaki oğluna çiçek aşısı yaptırdı.
Hasta olan kişilerin bedenlerinin öldükten sonra kısa süre içinde mor-siyah renk alması nedeniyle kara ölüm olarak da adlandırılan hastalık, 1346 ile 1353 yılları arasında Avrupa, Asya ve Kuzey Afrika'da 75 ile 200 milyon arasında insanın hayatını kaybetmesine neden oldu.
Türkiye'de hastalığın eradike edilmesi nedeniyle, 1980 yılından bu yana çiçek aşısı uygulanmıyor. Türkiye'de en son çiçek vakası ise 1957 yılında görülmüştü.
Türkiye Tarihinde ilk kez Bakteriyolojihane-i Şahane'de 1911 yılında tifo aşısı üretilmiştir. Türkiye Tarihinde ilk kez Bakteriyolojihane-i Şahane'de 1913 yılında dizanteri, kolera ve veba aşıları üretilmiştir.
Su çiçeği bir kez geçirildikten sonra hayat boyu bağışıklık sağlar ancak nadir de olsa tekrarlayabilir. Su çiçeği aşısı uygulanmaya başladığından beri vaka sayısı oldukça azalmıştır. Aşılı bireyler su çiçeği geçirseler bile çok hafif atlatmaktadırlar.
•1976'da Kuru BCG aşısının deneysel üretimine başlandı. Ülkede hastalıkların yok olması ile 1971'de tifüs, 1980'de çiçek aşısı üretimi sonlandı. •1983'te Kuru BCG aşısı üretimine geçildi. •1996'da ülkemizde aşı üretimi DBT ve kuduz aşısı, 1997'de BCG aşısı üretiminin kesilmesi ile sona erdi.
SON YAZILAR
Ermenek'te şelale var mı
Ampute etmek
Dideral kullanmak tehlikeli mi
An mı ân mı
Esmer şekerle normal sekerin farki
1 tbmm ye karşı çıkan ayaklanmalar
Ameliyat yeri akıntısı
5in katları
1968 de ne icat edildi
Evrenin en hızlı şeyi
Eter alkol
Acem borusu hızlı büyür mü
1 pozitif çarpan mıdır
Enerjisa müşteri hizmetleri merkezi
Esophageal adenocarcinoma prognosis
Dacia Duster otomobil mi yoksa kamyonet mi
Deve sidiği hadisi sahih mi
Elektrikli kombi kullanışlı mı
Bahçelievler Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi diş teli takıyor mu
Çamaşır ve kurutma makinesi üst üste koyma
Evrenin genişlediğini ispatlayan bilim insanı
Eren Sayar ne iş yapıyor
Çiçek adasında ne var
Australorp tavuk yumurta verimi
En küçük çift tam sayı
Dana etinin en yumuşak yeri neresi
Falda c harfi
Bahar 31 Aralık'ta var mı
Bilimsel bilgi nesnel mi
Et beni yok etme
3 tekerlekli benzinli motor var mı
Alp ismi konulur mu
Ağrı doğubeyazıt tarihi yerler
Balgam söktürücü kür
En uzun boylu insan
Etik turleri
Evrim geçiren hayvanlar
Boşaltıma yardımcı organlar ve görevleri
Aktif taşıma atp harcar mı
Ayt 2 oturum matematik konuları