Cahiliye Dönemi (Arapça: جاهلية cāhilīyye, "bilgisizlik"), İslamî literatürde Arap toplumunun İslam öncesi dönemine verilen ad. Cahiliye terimi, gerek Kur'an'da gerekse hadislerde Arapların İslam'dan önceki inanç, tutum ve davranışlarını İslam döneminkinden ayırt etmek veya benimsemek için kullanılmıştır.
Câhiliye kavramı sözlükte, bilgi yokluğu, akıl, idrak eksikliği, düşüncesiz ve akılsız davranış sergileme gibi anlamlara gelir. Istılahta ise Arapların İslâm'dan önce en fazla iki yüz yıllık zaman dilimi içerisindeki yaşam biçimlerinin adıdır. Buna göre Câhiliye dönemi Arap yarımadasında İslâm öncesi dönem demektir.
Muhammed (s.a.v.) arasında geçen dönem veya İslâm'ın doğuşundan az önceki yani, 5. yüzyıldan Hz. Peygamber'in İslâm dinini tebliğ etmeye başlamasına kadar geçen zaman dilimidir. Câhiliye dönemi 610 yılında Hz. Muhammed'in (s.a.v.) peygamber olması, yani vahyin nazil olmaya başlaması ile sona ermiştir.
Cahiliye dönemi, Kuran-ı Kerim nazil olmadan ve İslam yayılmadan önce dönemi kapsar. Birçok kitapta 450 - 600 yılları arasındaki süreç, Cahiliye dönemi olarak nitelendirilmektedir. Hz. Muhammed'in peygamberliğini ilan etmesi ile birlikte bu döneme ait kötü adetlerin tamamı ortadan kaldırılmıştır.
Cahiliye Döneminde putların bulunduğu mabetlerin sayısı oldukça fazlaydı. En önemli mabetlerden biriside Kâbe'ydi. Kâbe'nin içinde ve çevresinde tapınmak için yüzlerce put bulunmaktaydı. Bununla birlikte, Cahiliye Dönemi Arapları; ahirete inanmıyor ve bir kısmı da cinleri ilah kabul edip tapıyorlardı.
Şiddet, yağmacılık, tutsakları köle olarak kullanma, özellikle kadının köleleştirilmesi ve bir mal gibi alınıp satılması olağandı.
Araplar arasında İslamiyet'ten önce Sabitlik, Mecusilik, Putperestlik, Hamflik, Yahudilik ve Hristiyanlık gibi dinler yayılmış ve Araplar üzerinde birçok tesirler meydana getirmiştir. Özellikle putperestlik Araplar arasında tutulmuş ve onlar üzerinde derin izler bırakmıştır.
Cahiliye Arapları, cömertlik, ahde vefa, dürüstlük ve diğer bazı iyi özellikleri yüceltmiş, bunlara sahip olan insanları övmüşlerdir. Kabileler arası rekabet söz konusu olduğunda bu tür davranışları sergileyen ya da bu davranışlarla ön plana çıkmış bireylerin varlığı onlar için övünç kaynağı olmuştur.
Ebû Mâlik el-Eş'arî'nin (ra) naklettiğine göre, Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur: “Ümmetimde câhiliye âdetlerinden kalma dört şey vardır ki bunları (kolaylıkla) terk edemezler. Bunlar; asaleti ile övünme, nesepleri kötüleme, yıldızlarla yağmur isteme ve bağıra çağıra ölülere yas tutmadır…”
İslâmî dönemde ortaya çıkmış bir terim olan câhiliye, gerek Kur'ân-ı Kerîm'de gerekse hadislerde Araplar'ın İslâm' dan önceki inanç, tutum ve davranışlarını İslâmî devirdekinden ayırt etmek için kullanılmıştır.
SON YAZILAR
Falda kapı görmek
Bogazda nodüller tehlikelimi
Devrim özkan yaş
Dünya Hakkında Bilgi
Ağzının payını vermek
Çamaşır makinesi kireç tutmaması için ne yapmak lazım
Er işareti
Alkolün vücuda etkileri
Bitlis nüfusu merkez
Aşk filmlerinin unutulmaz yönetmeni konusu
Ağzımın içi tuzlu gibi
Aşırı tatlı tüketimi
Banyodan sonra ayaklara soğuk su dökmek hadis
Ayvalıktan nereye feribot var
Dev çıyan zehirli mi
Engelleyince hikaye görünür mü
Bactroban krem nereye sürülür
Çekirdek aile tanımı
132 ne hattı
Derya Balta Hilal ne oldu
Allah ın her şeyi bilme sıfatı
Ayakta yolcu taşıma cezası
Eti Puf neyle yapılıyor
Birlesik zamanli fiil
Ayakkabı sıcak suda yıkanır mı
Devlet memuru nikah izni
Dövme 1 haftada iyileşir mi
Bankacılık eşit ağırlık mı
Didem arslan iletişim
Ayrılan eşlerin barışması için dua
20 20 20 kükürtlü gübre ne ise yarar
Evlerde çıkan böcekler
Eşofman pantolon adı ne
Anayasa fırlatma
3600 ek gösterge lise mezunlarını kapsıyor mu
Çarşı anarşist mi
Böbrek üstü bezi tansiyonu etkiler mi
Ay opak mıdır
1 ve 2 meşrutiyet kısaca
Akşemseddin çalışma yaptığı bilim dalları