Bireyin iç dünyasını esas alan romanlar, insanın varoluşsal sorunlarına, yalnızlığına, sevgi, özlem, kaygı, korku, mutluluk gibi duygularına odaklanır. Bu türdeki romanlar genellikle sade bir anlatım diliyle yazılır ve okuyucuyu karakterlerin dünyasına çekmek için iç monologlardan yararlanırlar.
*Bireyin iç dünyasını esas alan eserlerde; “bunalım, yabancılaşma, bireyin toplumla hesaplaşması, yalnızlık, sıkıntı, bilinçaltı, bireysel sorgulamalar, evrenin düzeni” gibi konular ele alınır. *İç dünya çoğu zaman yazarın kendi iç beni, bazen de başka insanların iç benleri olmuştur.
Bireyin iç dünyasını esas alan hikayeler, psikolojik gerçekçilik akımı içinde yer alır. Bu tür hikayelerde, karakterlerin iç dünyaları, duyguları, düşünceleri ve davranışları merkeze alınır. Olay örgüsü ve mekanlar ikinci planda kalırken, karakterlerin zihinsel süreçleri ön plana çıkar.
Bu dönemde Ahmet Hamdi Tanpınar ve Peyami Safa öncelikli olarak ön plana çıkmıştır. Bu iki sanatçı dışında Abdülhak Şinasi Hisar, Memduh Şevket Esendal, Semiha Ayverdi gibi sanatçılar da romanlarında bireyin iç dünyasını esas alan romancılar arasında değerlendirilmiştir.
Yabancılaşma, toplumsal hesaplaşmalar, ruhi bunalımlar, yalnızlık, kendini sorgulama, kozmik alem, iç sıkıntılar, bilinçaltı, gibi konular bu eserlerde işlenmiştir. Psikoloji türünde olan eserlerde genellikle bilinç akımıyla iç konuşma gibi tekniklere yer verilmiştir.
Bireyin iç dünyasını esas alan romanlar, insanın varoluşsal sorunlarına, yalnızlığına, sevgi, özlem, kaygı, korku, mutluluk gibi duygularına odaklanır. Bu türdeki romanlar genellikle sade bir anlatım diliyle yazılır ve okuyucuyu karakterlerin dünyasına çekmek için iç monologlardan yararlanırlar.
- Modernizmi esas alan eserlerde geleneksel anlatım ve yapı reddedilmiştir. - Alegorik anlatıma önem verilmiş; duygu, düşünce ve davranışlarıyla insanın karmaşık bir varlık olduğu kabul edilmiştir. - Bireyin hayatının huzursuzluk üzerine kurulduğu düşünülmüş, kişinin bunalımlarına ve toplumla çatışmalarına yer ...
Bireyin iç dünyasını anlatmayı amaçlayan hikâyeler de kaleme alınmıştır. Bu tür hikâyelerde bunalımlara ve iç çatışmalara yer verilir.
Bir görüşe göre, sanat sadece sanat için yapılmalıdır. Bu görüşe göre, sanatçılar, kendilerine göre bir sanat eserini yaratmalı ve bunu paylaşmalıdır. Sanatçının amacı, kendi duygularını, düşüncelerini ve fikirlerini ifade etmektir ve bunu yaparken toplumun beklentilerine ve ihtiyaçlarına dikkat etmemelidir.
Buğra, Tarık (1954). İki Uyku Arasında, İstanbul: Yeditepe Yayınları. Buğra, Tarık (2019).
SON YAZILAR
Böbrek üstü bezi tansiyonu etkiler mi
Ay opak mıdır
1 ve 2 meşrutiyet kısaca
Akşemseddin çalışma yaptığı bilim dalları
2100 artık yıl mı
Bir kişinin kendi hayat hikayesini anlattığı türe ne ad verilir
Alerji yama testi
1792 yaş antlaşması
Ermenek'te şelale var mı
Ampute etmek
Dideral kullanmak tehlikeli mi
An mı ân mı
Esmer şekerle normal sekerin farki
1 tbmm ye karşı çıkan ayaklanmalar
Ameliyat yeri akıntısı
5in katları
1968 de ne icat edildi
Evrenin en hızlı şeyi
Eter alkol
Acem borusu hızlı büyür mü
1 pozitif çarpan mıdır
Enerjisa müşteri hizmetleri merkezi
Esophageal adenocarcinoma prognosis
Dacia Duster otomobil mi yoksa kamyonet mi
Deve sidiği hadisi sahih mi
Elektrikli kombi kullanışlı mı
Bahçelievler Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi diş teli takıyor mu
Çamaşır ve kurutma makinesi üst üste koyma
Evrenin genişlediğini ispatlayan bilim insanı
Eren Sayar ne iş yapıyor
Çiçek adasında ne var
Australorp tavuk yumurta verimi
En küçük çift tam sayı
Dana etinin en yumuşak yeri neresi
Falda c harfi
Bahar 31 Aralık'ta var mı
Bilimsel bilgi nesnel mi
Et beni yok etme
3 tekerlekli benzinli motor var mı
Alp ismi konulur mu