Monarşiyi diğer yönetim biçimlerinden ayıran en önemli özellik, devlet başkanının bu yetkiyi yaşamı boyunca elinde bulundurmasıdır. Hükümdar öldükten sonra onun soyundan biri gelir (oğlu, kızı, kardeşi gibi). Yani yetki genellikle babadan oğula geçer. Demokrasilerde ise devlet başkanı seçimle işbaşına gelir.
Saltanat, kelime anlamı olarak padişahlık veya hükümdarlık olarak tanımlanabilir. Osmanlı Devleti açısından bakıldığında saltanatın bir yönetim şekli olduğu görülür. Bu yönetim şeklinde sahip olunan hükümdarlık babadan oğula geçmekteydi. Buna göre tahtın sahibi padişah ve ailesi oluyordu.
Dikey Veraset
Dikey veraset, hükümdarlığın babadan oğula geçmesini ifade eder.
Bir ülkenin, iktidara genellikle veraset yoluyla gelen tek bir kişi tarafından yönetilmesidir. Bu yönetim şeklinde, devlet yönetimine ilişkin tüm yetkiler, tek kişinin elinde toplanır.
II. Muâviye ve Abdülmelik b. Mervân'dan sonraki halifelere de bu şekilde biat edilmiş, böylece hilâfet, babadan oğula veya hânedanın başka bir üyesine geçmek suretiyle saltanata dönüşmüştür.
Bazı kendini ilan eden cumhuriyetler de benzer şekilde hareket eder ve liderde mutlak güç bulunur ve bu güç babadan oğula geçer.
Meşrutiyet, meşruti monarşi, anayasal monarşi, anayasal tekerki ya da parlamenter monarşi, hükümdarın yetkilerinin anayasa ve halk oyuyla seçilen meclis tarafından kısıtlandığı yönetim biçimi.
2- TIMAR SİSTEMİ
Toprağın “rakabe” denilen çıplak mülkiyeti devlete, kullanma ve yararlanma hakkı tımar sahibine aittir. Toprak üzerindeki bu hak, babadan oğula geçebilmekte, ancak tımar sahibinin toprağı satması, hi- be etmesi, bağışlaması, rehine koyması veya miras olarak devretmesi mümkün değildir.
Ebu Süfyan'ın hilafete gelişi ile başlayan Emevîler döneminde yine Muaviye'nin ilk olarak uyguladığı hilafetin babadan oğula geçmesi anlamına gelen veliahtlık sistemiyle beraber önceki dönemlerde uygulanan şûra yollu halife seçim modelinin mahiyetinde değişim söz konusu olmuştur.
Bu imtiyazlar ile çok küçük yaştaki çocuklara dahi mollalık, kadılık ve müderrislik gibi unvanlar verilmesi sonucunda beşik ulemalığı kavramı ortaya çıkmıştır. Beşik ulemalığı, aile üyeleri ve yakın akrabalara yönelik bir kayırmacılık uygulaması olarak da tanımlanan nepotizme bir örnek oluşturmaktadır.
SON YAZILAR
24 tv genel yayın yönetmeni
Demdeme türü
Ayet Hala akıllanmayacak mısınız
Didim Bodrum arası feribot var mı
Falda kapı görmek
Bogazda nodüller tehlikelimi
Devrim özkan yaş
Dünya Hakkında Bilgi
Ağzının payını vermek
Çamaşır makinesi kireç tutmaması için ne yapmak lazım
Er işareti
Alkolün vücuda etkileri
Bitlis nüfusu merkez
Aşk filmlerinin unutulmaz yönetmeni konusu
Ağzımın içi tuzlu gibi
Aşırı tatlı tüketimi
Banyodan sonra ayaklara soğuk su dökmek hadis
Ayvalıktan nereye feribot var
Dev çıyan zehirli mi
Engelleyince hikaye görünür mü
Bactroban krem nereye sürülür
Çekirdek aile tanımı
132 ne hattı
Derya Balta Hilal ne oldu
Allah ın her şeyi bilme sıfatı
Ayakta yolcu taşıma cezası
Eti Puf neyle yapılıyor
Birlesik zamanli fiil
Ayakkabı sıcak suda yıkanır mı
Devlet memuru nikah izni
Dövme 1 haftada iyileşir mi
Bankacılık eşit ağırlık mı
Didem arslan iletişim
Ayrılan eşlerin barışması için dua
20 20 20 kükürtlü gübre ne ise yarar
Evlerde çıkan böcekler
Eşofman pantolon adı ne
Anayasa fırlatma
3600 ek gösterge lise mezunlarını kapsıyor mu
Çarşı anarşist mi