Kapının üzerinde bir satır halinde, dört mısralı mermer bir kitâbe vardır ki, şudur: Bu meşhed mecma'-ı ervâh-ı ecsâd-ı Hudâyî'dir Edeble gir azîzim türbe-i pâk-ı Hüdâyî'dir Dilâ tahsîl idem dirsen eğer zevk-i İlâhî'den Nasîbini alır elbet giren bâb-ı Hüdâyî'den Talik hat ile yazılan bu kitâbenin altında tarih yoktur.
Mescidin banisi, Alevî-Bektâşî ve Türkmen kökenli olan Aziz Mahmud Hüdayi, külliyenin bahçesindeki türbesi ve Bektâşî Türkmen tekkesi medfundur.
Vefat ettiğinde altmışa yakın halifesi bulunduğu rivayet edilen Aziz Mahmud Hüdâyî, halifeleri ve yazdığı otuz kadar eseriyle Anadolu ve Balkanlar'daki dinî-tasavvufî hayat üzerinde derin tesirler icra etmiş ve bu şekilde şöhreti günümüze kadar ulaşmıştır.
Aziz Mahmud Hüdâyî'nin şeyhi, mutasavvıf-şair. Bursa'da XVI. yüzyılda kurulan tekke. Celvetiyye tarikatının kurucusu, mutasavvıf, şair.
Hüdayi Hazretleri'nin sevenlerine duâsı: “Yâ Rabbî! Kıyâmete kadar bizim yolumuzda bulunanlar, bizi sevenler ve ömründe bir kere türbemize gelip rûhumuza Fâtiha okuyanlar bizimdir…
''Aziz Mahmud Hüdai Hazretleri buyurmuş! Kim ömründe bir kere benim kabrimi ziyaret ederse denizde boğulmasın, yangında yanmasın, depremde ölmesin!'' Şimdi Hazret'in bu tavsiyesini duyan Üsküdar'daki türbeye koşuyor.
Aziz Mahmud Hüdayi (1541, Şereflikoçhisar - 1628, İstanbul), Anadolu'da yetişen velîlerden olup, Halvetiyye tarikatının kolu, Celvetiyye tarikatının kurucusudur.
Azîz Mahmûd Hüdâyî bir asra yaklaşan ömründe (948/1543-1038/1628) sekiz pâdişâhın devrini idrak etmiştir. Bu pâdişâhlar şunlardır: Kanunî Sultan Süleyman, II. Selim, III. Murad, III. Mehmed, I. Ahmed, I.
Azîz Mahmûd Hüdâyî Hazretleri'nin, Osmanlı edebiyatı ve tasavvuf düşüncesinde önemli bir yeri olması, söz konusu eserine ayrı bir önem atfetmektedir. Kendisi bir Ehl-i beyt mensubu olan Hüdâyî Hazretleri, Hz. Peygamber'e (s.a.v) duyduğu derin muhabbetini birçok eserinde farklı açılardan ele almıştır.
Türbenin içinde şimdi beton olan dört sanduka vardır. Bunlardan biri Ayşe Sultan'a aittir. Yanında, torunu Mehmet Paşa'nın, Hz. Hüdâyî Efendi'nin kızı Ümmü Gülsüm Hanım'ın (öl. 1021/1612) ve eşinin kabirleri bulunmaktadır.