Aşk, sevginin tutkulu ve derinlikli biçimidir. Aşkı sevgiden ayıran en önemli üç özellik, sadakat, bağlılık ve şefkattir. Sevdiğine delice bir tutkuyla bağlanan âşık onun için kendi çıkarını terk eden kişidir. Aşık olan kişide muhakeme ikinci plana düşmüş, öncelik duyguların olmuştur.
Aşk, kişilerarası ilişki veya bir başka varlığa duyulan derin sevgidir. Bunun daha derini ise TDK sözlüğüne göre "güçlü sevgi, güçlü aşk" veya aşırı ve güçlü tutku, istek anlamına gelen hem ruhen hem de bedenen aşık olmayı kapsadığı düşünülen "sevda"dır.
Gerçek aşk nedir diye merak edenler için üçüncü kişilerin olmadığı aşktır denilebilir. Her yerde ve her kişide aynı şekilde hissedilen gerçek aşta, asla üçüncü kişilere yer verilmez. Bu yüzden kişinin hem aklında hem de kalbinde 7/24 sadece tek kişi vardır ve o da aşık olduğu kişinin ta kendisidir.
"AŞK GEÇİCİ BİR GÖRME KUSURUDUR
İşte bu süreçte; yaşarken sıkıntı verse de yüreğimizi titreten, aklımızı meşgul eden ve sürekli yaşamak isteyeceğimiz duygu olarak karşımıza çıkan aşk, geçici bir görme kusurudur. Hayal edilenle gerçek arasındaki fark anlaşılıncaya kadar geçen süreyi kapsar.
Aşkın tanımı için "Aşırı sevgi ve bağlılık duygusu, sevgi, sevda, amor" der Türk Dil Kurumu. Demek ki aşk, içinde sevgiyi de barındıran bir his. Sevgi ise "İnsanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu" olarak tanımlanıyor.
Sevgi emek ister, sevgi sabır ister, sevgi bilgi ister, sevgi özgürlüktür, şefkattir, yapıcıdır, birleştiricidir, anlayıştır, saygıdır, seven insan şöyle yapmalı, seven insan böyle yapmalı, aramalı, sormalı, ilgilenmeli, kıskanmalı, tamamlamalı, aynı şeylerden zevk almalı. Sevginin hiç bir tanımı yoktur.
Özetlersek, sevgiyi bir yaşantı, somut bir yaşamsal süreç olarak değil de, soyut bir kavram olarak gören bu tanımlamalara göre sevgi, bir kişiye ya da bir şeye karşı duyulan ilgi, bağlılık, içtenlikli yakınlık duygusu, derin sevecenlik; o kişinin ya da şeyin iyiliğini isteme, ona içten bağlanmadır.
Karşı tarafla yaşanan bir durumun ardından beyin oksitosin,endorfin, adrenalin, dopamin, serotonin gibi hormonları salgılar daha sonra gerçekleşen olaylar; en belirgin etkisini kalp üzerinde gösterir. Bu durum için şunları söyleyebiliriz aşkın kaynağı beyindir, duygular beyinde doğar.
Yakınlık ile aşk başlar, yakınlığın kaybı ile aşkı sonlanır. Derin yakınlığı tanımlarken somut şeyleri söyleriz. Bir bakış, bir hareket, bir dokunuş gibi… Diğer insanın varlığını hissettiren ani, sessiz bir farkındalık, ikinizin arasındaki sınırın sessizce kaybolmasını hissetmenize sebep olur.
Platon'a göre, aşk, insanın ideal olanı arama çabasıdır ve fiziksel çekicilikten öte, ruhsal bir bağlantıyı ifade eder. Aristoteles: Aristoteles'e göre, aşkın altında yatan temel dürtü cinselliktir ve bu dürtü insanın doğasının bir parçasıdır.
SON YAZILAR
Allah ın her şeyi bilme sıfatı
Ayakta yolcu taşıma cezası
Eti Puf neyle yapılıyor
Birlesik zamanli fiil
Ayakkabı sıcak suda yıkanır mı
Devlet memuru nikah izni
Dövme 1 haftada iyileşir mi
Bankacılık eşit ağırlık mı
Didem arslan iletişim
Ayrılan eşlerin barışması için dua
20 20 20 kükürtlü gübre ne ise yarar
Evlerde çıkan böcekler
Eşofman pantolon adı ne
Anayasa fırlatma
3600 ek gösterge lise mezunlarını kapsıyor mu
Çarşı anarşist mi
Böbrek üstü bezi tansiyonu etkiler mi
Ay opak mıdır
1 ve 2 meşrutiyet kısaca
Akşemseddin çalışma yaptığı bilim dalları
2100 artık yıl mı
Bir kişinin kendi hayat hikayesini anlattığı türe ne ad verilir
Alerji yama testi
1792 yaş antlaşması
Ermenek'te şelale var mı
Ampute etmek
Dideral kullanmak tehlikeli mi
An mı ân mı
Esmer şekerle normal sekerin farki
1 tbmm ye karşı çıkan ayaklanmalar
Ameliyat yeri akıntısı
5in katları
1968 de ne icat edildi
Evrenin en hızlı şeyi
Eter alkol
Acem borusu hızlı büyür mü
1 pozitif çarpan mıdır
Enerjisa müşteri hizmetleri merkezi
Esophageal adenocarcinoma prognosis
Dacia Duster otomobil mi yoksa kamyonet mi