Türkçeye Arapçadan geçmiş "öyle olsun, Allah kabul etsin" gibi anlamlarda kullanılmıştır. Bazı din felsefeci (teozofist)leri, Afrika kökenli tarih teorisyenleri ve sezgici (gnostik) ler arasında yaygın olan görüş, sözcüğün "tanrıların kralı" olarak bilinen Antik Mısır tanrısı Amon'un (Amen) adından geldiğidir.
Yukarıda açıklandığı üzere âmînin aslı ise emîn sıfatı olup lugat mânası “doğru, inanılır, güvenilir”dir. Öte yandan Arapça'da “âmîn demek” fiili te'mîn kelimesiyle ifade edilmektedir ki eş anlamlısı tasdik “doğrulama” olan te'mînin lugat mânası da “inandırma, güvenlik hissi verme, pekiştirme”dir.
Âmîn lafzı, yapılan duanın kabul edilmesinin Allah'tan istenmesi anlamına gelen bir dua cümlesidir. Günlük kullanımda daha ziyade dilek bildiren cümlelerden sonra söylenen âmîn lafzı, sadece İslam'da değil, diğer kutsal dinlerde de bulunan bir temenni ifadesidir.
Dualardan sonra “âmin” deme uygulaması sünnetle sabittir. Hz. Peygamber (s.a.s.), “İmam 'âmin' dediği vakit siz de 'âmin' deyiniz. Zira kimin 'âmin' demesi meleklerin 'âmin' demesine denk gelirse, o kişinin geçmiş günahları affolunur.” (Buhârî, Ezân, 111-113 [780-782]; Müslim, Salât, 72 [410]) buyurmuştur.
Amin, Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre “öyle olsun, Allah kabul etsin” anlamlarında duaların arasında ve sonunda kullanılan bir sözcük olarak açıklanıyor.
Kelime Kur'anda yer almaz ve İslama girişinin Muhammed'in ölümünden 2-3 asır sonra yazılmış olan hadis kitapları ile gerçekleştiği ifade edilmektedir. Kitâb-ı Mukaddes'teki en eski kullanımlarında sözcük "başka bir konuşmacının sözlerini onaylamak, aynı fikirde olduğunu belirtmek" için kullanılıyordu.
Amin, Arapça da isim fiil olarak kullanılan bir kelime yapısına sahiptir. Amen kelimesinin ise Eski Mısır'da kullanıldığı bilinen bir kelime olduğunu söylemek mümkün olmaktadır. Amin kelimesi Müslümanlar tarafından kullanılırken, Amen kelimesinin ise Yahudiler ve bazı Hristiyanlar tarafından kullanıldığı bilinmektedir.
Namazda Fâtiha suresi okunduğunda “âmîn” demenin hükmü nedir? “Âmîn”, Yüce Allah'ın kabul etmesini temenni etmek amacıyla duanın sonunda söylenen sözdür. Hz. Peygamber (s.a.s.), duanın sonunda “âmîn” denilmesini tavsiye etmiştir (Buhârî, Ezân, 111 [780]; Müslim, Salât, 72-75 [410]).
???? "Yok, amin denilir sadece. İnşallah denilmemesi lazım çünkü haşa Allah'ın (CC) bizim duamızı kabul edip etmeyeceğinde şüphemiz yok. Allah (CC) kabul edeceğini vaad ediyor ve ben usulüne göre dua etmişsem kabul oluyor zaten. Eğer kabul edilmemişse duada bir eksiğim veya kusurum vardır.
Kısacası 'amin'' sözcüğünüñ özTürkçesi aslen 'alaS'tır ve o da 'algış-alkış(lamak) sözünden gelir, alkışlamak da HEP BİRLİKTE EL ÇIRPARAK ONAYLAMAK demektir.
SON YAZILAR
Ayakkabı sıcak suda yıkanır mı
Devlet memuru nikah izni
Dövme 1 haftada iyileşir mi
Bankacılık eşit ağırlık mı
Didem arslan iletişim
Ayrılan eşlerin barışması için dua
20 20 20 kükürtlü gübre ne ise yarar
Evlerde çıkan böcekler
Eşofman pantolon adı ne
Anayasa fırlatma
3600 ek gösterge lise mezunlarını kapsıyor mu
Çarşı anarşist mi
Böbrek üstü bezi tansiyonu etkiler mi
Ay opak mıdır
1 ve 2 meşrutiyet kısaca
Akşemseddin çalışma yaptığı bilim dalları
2100 artık yıl mı
Bir kişinin kendi hayat hikayesini anlattığı türe ne ad verilir
Alerji yama testi
1792 yaş antlaşması
Ermenek'te şelale var mı
Ampute etmek
Dideral kullanmak tehlikeli mi
An mı ân mı
Esmer şekerle normal sekerin farki
1 tbmm ye karşı çıkan ayaklanmalar
Ameliyat yeri akıntısı
5in katları
1968 de ne icat edildi
Evrenin en hızlı şeyi
Eter alkol
Acem borusu hızlı büyür mü
1 pozitif çarpan mıdır
Enerjisa müşteri hizmetleri merkezi
Esophageal adenocarcinoma prognosis
Dacia Duster otomobil mi yoksa kamyonet mi
Deve sidiği hadisi sahih mi
Elektrikli kombi kullanışlı mı
Bahçelievler Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi diş teli takıyor mu
Çamaşır ve kurutma makinesi üst üste koyma