Zatî sıfatlar; vücut, kıdem, bekâ, vahdâniyet, muhâlefetün lilhavadis ve kıyambinefsihî olmak üzere altı tanedir.
Zatî sıfatlar, hiç bir sebebin eseri olmayan, Allah Teâlâ'nın hakikatını ortaya koyan sıfatlardır. Bu sıfatlar Yüce Allah'ın zâtıyla, varlığıyla doğrudan doğruya alâkalı oldukları için ve sadece Allah'ın yüce zatına mahsus oldukları için zatî sıfatlar diye isimlendirilmişlerdir.
Sübuti sıfatları ise yaratıklar ile bağlantılı olan sıfatlardır. Bunlardan, yaratmak sıfatı hariç, diğerlerinden kullarına da sınırlı olarak vermiştir. Bu sıfatlarında da, hiçbir değişiklik olmaz. Bunlar da, zati sıfatlar gibi kadim yani ezelidirler.
Sizin için detaylı bir şekilde derledik. Subuti sıfatlar hayat, irade, semi, basar ve ilim olmak üzere beş tanedir. Zati sıfatlar ise sırasıyla şöyledir: Vücut, Beka, Kıdem, Muhâlefetün li'l-havâdis, Kıyâm bi-nefsihî ve Vahdaniyet.
Cevap: Allahü teâlânın Sıfât-ı zâtiyyesi, zâti sıfatları altıdır. Bunlar: Vücud, Kıdem, Bekâ, Vahdâniyyet, Muhâlefet-ün lil-havâdis ve Kıyâm-ü bi-nefsihîdir. Vücûd, kendiliğinden var olmak demektir. Kıdem, varlığının öncesi, başlangıcı olmamaktır.
Hayat, Allah'ın diri ve hayat sahibi olması demektir. Allah'ın bu sıfatı, âyet ve hadis- lerde “hayy” kelimesi ile ifade edilmektedir. Allah'ın sıfatı olarak “hayy”, diri, kemal mana- sıyla hayat sahibi ve sürekli vâr olan, ölümlü olmayan, bâkî, ebedî ve dâim demektir.
Allah'ın eli, yüzü, parmağı, nüzul ve istivâsı, insanlarınki gibi değildir. Zira âyet-i kerimede meâlen “Allahü teâlânın aslâ bir misli, benzeri yoktur” buyuruluyor. İmam Gazâlî hazretleri bu mevzuda İlcâmü'l-A'vâm eserini yazmış; Türkçe'ye tercüme olunmuştur.
Zati sıfatlar, Allah'a mahsus olup, başka hiçbir varlıkla müşterekliği söz konusu değildir. Hâlbuki subuti sıfatlar, mahiyet farkıyla da olsa insanlarda da bulunuyor. Meselâ; Allah kadimdir, fakat insan kadim değildir. Buna mukabil Allah irade sahibi olduğu gibi, insan da cüz-i irade sahibidir.
Sözlükte “işitmek, duymak, bir dileği kabul etmek, anlamak; duyurmak” mânalarındaki sem' kökünden türeyen semî' “işiten” demektir. Allah'a nisbet edildiğinde “işitilmeye konu teşkil eden her şeyi işiten” diye açıklanır.
Yüce Allah'ın zâtî ve sıfatî olmak üzere iki tür kelamı vardır. Zâtî kelamından maksat, zatının aynısı olan kelâmdır. Nitekim Ehadiyyet mertebesinde O'nun sıfatları da zatının aynıdır. Bu anlamda Allah'ı ve O'nun kelamını, hiçbir akıl ya da hiçbir zihin kuşatamaz, hiçbir kuruntu veya hiçbir düşünce O'nu kavrayamaz.
SON YAZILAR
Depakin etken madde
Bacak bolumleri
21 vodafone
Çift kişilik hastalığı
Detox cayi zayiflatirmi
Ayran protein miktarı
Dipliner su geçiriyor mu
Falda pelikan görmek
Calvin Klein Boxer'in ne özelliği var
Eş anlamlı kelimeler sene
Denizbank ın sahibi
Belediye molozları alır mı
Ali koç şirketleri
Depremde kac bina yikildi
Euonymus alatus yaprak döker mi
6 His filmi ne anlatmak istiyor
Amoksisilin klavulanik asit dozu
B vitamininin bulunduğu besinler
Akciğer kanserini yenen var mı
1859 carrington olayı
Cam Kırığı Röntgende Görülür Mü
Evlenebilmek için okunacak dua
Bankada Çalışmak Haram Mi Diyanet
Diş macunu buruna sürülür mü
Ali koç karısı
Evlilikte aileye para verilir mi
205 55 r16 hava basıncı
Can liver problems cause pain on left side
Çaya limon sıkmak faydalı mı
Ağlamak abdesti bozar mı cübbeli
Almanca bilenler ne iş yapabilir
Aşık edebiyatı nazım biçimleri
Cinsel arzuyu ne azaltır
Define Parası Haram Mı
Avon parfüm son kullanma tarihi
Çanakkale de tarihi yer isimleri
Bismillahi mecraha ve mürsaha
Devletin ödemediği aşılar
Ali babacan eğitim
Alcohol denat haram mı