Kul olmanın özü, Rabbimize severek ve isteyerek itaat etmek, ihlas ve samimiyetle ibadete sarılmaktır. Değerli Müminler! İbadet, müminin nişanı, imanın hayata yansımasıdır. Allah'a yakın olma arzusunun ve hayırlı bir kul olma gayretinin göstergesidir.
Allah, maddi ve manevi anlamda temiz olanları sever. Fıtratımızı her türlü kötülüklerden koruyarak, zihin ve gönüllerimizi kötülük ve çirkinliklerin esiri değil; iyilik ve güzelliklerin merkezi kılarak Allah'ın sevdiği bir kul olabiliriz.
Allahın sevdiği insanlar;
“Onlar bollukta ve darlıkta Allah yolunda harcayanlar, öfkelerini yenenler, insanları affedenlerdir. Allah iyilik edenleri sever.”
Allah (cc), adaletli olanları sever:
Eğer ki biri diğerine karşı taşkınlık ederse Allah'ın emrine dönünceye kadar taşkınlık edenle savaşın. Şayet dönerse aralarını adaletle düzeltin ve adaletli olun. Allah, adaletle davrananları sever.”
Demektir ki farz ve nafilelerde devamlılık göstermek, Allah'ın sevgisine işaret olmaktadır. Her işinde dürüstlük görülen, istekleri yerine getiren, tehlikelerden uzak tutulan kimsenin bu hâli de onun Allah Teâla tarafından sevildiğini gösterir. Çünkü Allah Teâlâ sevdiklerini yardımsız bırakmaz.
Allah dürüst olanları, dürüstlüğü şiar edinenleri sever. Allah, yaptığı yanlışların farkına vararak yanlışlarından tövbe edenleri sever. Allah kötülükten, haksızlıktan sakınanları sever. Allah güzel davranışta bulunanları ve güzel davranışlara öncülük edenleri sever.
Zikir bir ibadettir ancak onu diğer ibadetlerden ayıran onun için bir şekil, mekân ve zamanın tahsis edilmemesi, herhangi bir sayıyla tahdit edilmemesidir. Her zaman, her yerde, her hâlde sayısızca yapılabilir bir ibadettir. Bu sebeple “Allah'ı anmak, en büyük ibadet” (Ankebut, 29/45.)
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyuruyorlar: “Allah bir kulunu sevdiği zaman Cebrail'e: 'Ey Cebrail, Ben falanca kulumu seviyorum, onu sen de sev.', buyurur. Cebrail, o kulu sever ve sema halkına; 'Allahu Teâlâ, falanca kulunu seviyor, onu siz de seviniz.
Kur'ân-ı Kerîm'de etinin haram olduğu belirtilen tek hayvan domuzdur. Et yiyen diğer yırtıcı hayvanlarla ilgili yasak ise sünnet ve ictihada dayanmaktadır. Kur'an domuzu haram sayarken onu “fısk” (el-Mâide 5/3) ve “rics” (el-En'âm 6/145) olarak nitelendirir.
Allah, kullarını bazen nimetini arttırarak bazen kısarak imtihan eder. Nimet verdiği zaman şükürle, zorluk karşısında sabırla duruş gösterebilen kimse sınavı kazanacaktır. Nimetin karşılığında sorumluluk yüklendiğinin bilincinde olan kul, sağlığına namaz ve oruçla, malına zekât ve sadakayla şükreder.
SON YAZILAR
En yüksek çözünürlüklü kameralı cep telefonu
27 ağustos doğumlu ünlüler
Cph4 gerçekte var mıdır
Akrep Kadını Yalan Söyler Mi
Devremülk satışında DASK zorunlu mu
Ankara havaalanında döviz bürosu var mı
Can eriği sağlıklı mı
Akıllı kemoterapi ilacı saç döker mi
Deniz şortu yıkanır mı
Etin tuzunu ne alir
Ayağın üstünde kemik çıkması
Ev türleri
Aldirin ilaç
Bıldırcın eti lezzetli mi
42HM nereye gidiyor
25 haziran onur yürüyüşü
24 tv genel yayın yönetmeni
Demdeme türü
Ayet Hala akıllanmayacak mısınız
Didim Bodrum arası feribot var mı
Falda kapı görmek
Bogazda nodüller tehlikelimi
Devrim özkan yaş
Dünya Hakkında Bilgi
Ağzının payını vermek
Çamaşır makinesi kireç tutmaması için ne yapmak lazım
Er işareti
Alkolün vücuda etkileri
Bitlis nüfusu merkez
Aşk filmlerinin unutulmaz yönetmeni konusu
Ağzımın içi tuzlu gibi
Aşırı tatlı tüketimi
Banyodan sonra ayaklara soğuk su dökmek hadis
Ayvalıktan nereye feribot var
Dev çıyan zehirli mi
Engelleyince hikaye görünür mü
Bactroban krem nereye sürülür
Çekirdek aile tanımı
132 ne hattı
Derya Balta Hilal ne oldu