Allah'a İman, Allah'ın üstünde bir güç ve kuvvet tanımamak, kula kul olmamak demektir. Yaratan'a iman etmek, insana insanlık şerefini, onur ve haysiyetini kazandıran, insanı insan yapan en büyük değerdir. Her şey O'na inanmakla değer kazanır. Bir şeyin anlam ve değer bulması O'na inanmaya, O'nu tanımaya bağlıdır.
Allah'a iman Onun varlığına, birliğine, eşi-ortağı, dengi olmadığına; Ondan başka ilah, mabud olmadığına kesin olarak inanmaktır. İmanda şüphe ve tereddüt olmamalıdır. Farklı insanların olmasından kastınız cins, ırk, mllet, biçim, renk v.b. ise, bu ilahi bir takdirdir.
Kin, nefret, savaş, kan, zulüm, gözyaşı ve acıların egemen olduğu dünyamızda, “Allah bütün günahları bağışlar.”[3] diyerek affeden, özür kabul eden, bağışlayan, hoş gören, yarattıklarına küsmeyen, sabırla kaçak kullarının döneceği günü bekleyen sonsuz merhamet ve kesintisiz adalet sahibi bir Allah'a inanıyoruz.
Muhammed: 'İslam; Allah'tan başka tanrı olmadığına, Muhammed'in de Allah'ın elçisi olduğuna tanıklık etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman ve gücün yeterse Beyt'i hac etmendir' der. Bunun üzerine O zat: 'Doğru söyledin' der.
Bu inanca sahip bulunan kimseye mü'min, inancının gereğini tam bir teslimiyetle yerine getiren kişiye de müslim denir. Ayrıca Türkçe'de müslim kelimesinin Farsça kurala göre çoğulu olan müslüman da (müslimân) bu anlamda kullanılmaktadır.
Allah'a İman, özgürlük ve hürriyet demektir. Allah'a İman, Allah'ın üstünde bir güç ve kuvvet tanımamak, kula kul olmamak demektir. Yaratan'a iman etmek, insana insanlık şerefini, onur ve haysiyetini kazandıran, insanı insan yapan en büyük değerdir. Her şey O'na inanmakla değer kazanır.
Meleklerin varlığına inanmak da imanın şartları arasındadır. Kitaplara inanmakla Allah'ın hüküm ve emirlerini peygamberlere ilettiği kutsal kitaplar belirtilmektedir.
Kıymetli Müminler! Allah'a iman, İslam'la şereflenmenin ilk şartıdır. Allah'ın varlığına, birliğine, eşi, benzeri ve ortağı olmadığına inanmak, yani tevhidi kabul etmek, iman esaslarının temelidir.
Hamd, nimete kavuşmanın veya gelecekte kavuşulacak olan bir nimetin sevincini, huzurunu duyup, nimet sahibine övgüde bulunmaktır. Şükür ise, ulaştığı/elde ettiği nimete karşı teşekkür etmektir. Buna göre hamd etmek için nimetin, hamd eden kişiye ulaşmış olması şart değildir.
Kur'an-ı Kerîm'de Allah'a yaklaşmak için çeşitli vesîleler aramak gerektiğine delâlet eden âyetler bulunur. Söz konusu vesîleler arasında dua etme, yakarışta bulunma, namaz kılma, oruç tutma, sabır ve tövbede bulunma gibi birçok iba- det türünü saymak mümkündür.
SON YAZILAR
Aldirin ilaç
Bıldırcın eti lezzetli mi
42HM nereye gidiyor
25 haziran onur yürüyüşü
24 tv genel yayın yönetmeni
Demdeme türü
Ayet Hala akıllanmayacak mısınız
Didim Bodrum arası feribot var mı
Falda kapı görmek
Bogazda nodüller tehlikelimi
Devrim özkan yaş
Dünya Hakkında Bilgi
Ağzının payını vermek
Çamaşır makinesi kireç tutmaması için ne yapmak lazım
Er işareti
Alkolün vücuda etkileri
Bitlis nüfusu merkez
Aşk filmlerinin unutulmaz yönetmeni konusu
Ağzımın içi tuzlu gibi
Aşırı tatlı tüketimi
Banyodan sonra ayaklara soğuk su dökmek hadis
Ayvalıktan nereye feribot var
Dev çıyan zehirli mi
Engelleyince hikaye görünür mü
Bactroban krem nereye sürülür
Çekirdek aile tanımı
132 ne hattı
Derya Balta Hilal ne oldu
Allah ın her şeyi bilme sıfatı
Ayakta yolcu taşıma cezası
Eti Puf neyle yapılıyor
Birlesik zamanli fiil
Ayakkabı sıcak suda yıkanır mı
Devlet memuru nikah izni
Dövme 1 haftada iyileşir mi
Bankacılık eşit ağırlık mı
Didem arslan iletişim
Ayrılan eşlerin barışması için dua
20 20 20 kükürtlü gübre ne ise yarar
Evlerde çıkan böcekler