“Muhakkak sen de öleceksin, onlar da ölecekler” (Zümer, 39/30). Şu ayet de ölüm gerçeğinin herkese uğrayacağını ifade etmektedir. “Biz senden önce de hiçbir beşer beşere ölümsüzlük vermedik. Şimdi sen ölürsen onlar ebedi mi kalacaklar” (Enbiya, 21/34).
Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur: “Hiçbiriniz başına gelen bir sıkıntıdan dolayı ölümü istemesin. Eğer mutlaka isteyecek olursa, "Allah'ım, yaşamak benim için hayırlı olduğu sürece beni yaşat, ölüm benim için hayırlıysa canımı al!" desin.”
Dünyaya gelen herkes alıp verdiği her nefeste aslında ahiretteki hayatını hazırlamaktadır. Bu yüzden hayat ve ölümün yaratılışındaki hikmet ise tam olarak burada gizlidir. Hayat ve ölüm Kur'an-ı Kerim'de yer alan ayetlerde de açık bir şekilde belirtildiği gibi dünyadaki imtihanımız için yaratılmıştır.
Kur'ân-ı Kerim, 74/46-47. Ve sana yakin (ölüm) gelinceye kadar Rabbine kulluk et. Ve yakîn sana gelinceye kadar Rabbine ibadet et. Ve sana ölüm gelinceye kadar, Rabbine ibadet et.
İyi ölüm, ölüm sürecindeki tüm değişkenlerin, ölüm yerinin ve zamanının kontrol altında bulunduğu, fiziksel semptomların kontrol altına alındığı, kişiselleştirilmiş yaşam sonu bakımın verildiği, sosyal katılımın olduğu, ölümün planlanabileceği ve hazırlanılabilen bir ölümün gerçekleşmesi sürecidir.
Bunların başında daha ölüm olayı gerçekleşmeden meydana gelen ve ölümü çağrıştıran unsurlar gelir. Örneğin evin eşyalarından gelen gıcırtı-çıtırtı, yıldız kayması, köpek uluması, baykuş sesi vb. şeyler, halk arasında ölümün habercisi gibi telakki edilir.
Kur'ân-ı Kerîm'de ölüm hali tasvir edilirken canın köprücük kemiklerine veya boğaza dayanmasından, ölenin ve etrafındakilerin telâşa düşmesinden ve ölüm baygınlığından söz edilmekte, ancak bu durum kâfir, zalim ve münafıkların ölüm halini ifade etmektedir (Kāf 50/19; el-Vâkıa 56/83-84; el-Kıyâme 75/26-30).
Hz. Âişe'nin söylediğine göre Hz. Peygamber vefat etmeden önce hafif bir sesle “Lâ ilâhe illallah, ruh teslimi ne zor şeymiş!” dedi ve onun kolları arasında en yüce dosta anlamındaki 'Maa'r-refîki'l-a'lâ' son sözüyle ruhunu teslim etmiştir.
Ölümü yaklaştığında dört melek gelir. Bunların biri, ruhunu sağ ayağından, biri sol ayağından, biri sağ elinden ve biri sol elinden çekerler. Çok defa, ruhu gargara hâline gelmeden, melekleri, yaptıkları işleri, kendi âlemlerinde durdukları hâl üzere görür. Eğer dili söylerse, onları haber verir.
konudaki sözleri şu mahiyettedir: Allah'ın ilk yarattığı ruh-ı müdebbirdir, bu da Hz. Peygamber (a.s.) bütün varlıkların hakikati, aslı, esası olarak ilk yaratılan ruhtur.