“Görmek, bilmek, sezmek; görme duyusu ve göz” mânalarına gelen basar, Cenâb-ı Hakk'ın görmeye konu olan şeyleri tam olarak idrak ettiğini ifade eden bir kemâl sıfatıdır.
İşitmesi, kulların işitmesine benzemez. Bu sıfatı da, her sıfatı gibi ezeli ve ebedidir. 4- Basar: Allahü teâlâ görür. Âletsiz ve şartsız görür.
Allah'ın sıfatları, zati ve subuti olmak üzere iki kısımdır. Zati Sıfatlar: Vücud, Kıdem, Beka, Vahdaniyet, Muhalefetün'lil- havadis, Kıyam bi-Nefsihi. Subuti Sıfatlar: Hayat, İlim, Semi', Basar, İrade, Kudret, Kelam ve Tekvindir.
Allah'ın evrendeki herşeyin bilgisine sahip olması, Kur'an'ın tabiriyle “ilim” olarak ifade edilmiştir. Dolayısıyla Allah'ın sıfatlarından biri olan “ilim”, Allah'ın herşeyi bilmesi demektir. Binaenaleyh Allah her şeyi bilendir, yarattığı varlığı en ince teferruatına kadar bilmesi gerekir.
Kudret, mülkiyet, hâkimiyet mânasında Allah'a nisbet edilen zâtî sıfatlardan biri. Allah'ın zâtının âlemle münasebetini konu edinen sıfatlardan biri. Allah'ın nesneleri ve olayları özellikle sorumluluk doğuran beşerî fiilleri, ezelde planlayıp zamanı gelince yaratması anlamında terim.
Allah'ın her şeyi en ince ayrıntısına kadar görmesi demektir.
Allah'ın eli, yüzü, parmağı, nüzul ve istivâsı, insanlarınki gibi değildir. Zira âyet-i kerimede meâlen “Allahü teâlânın aslâ bir misli, benzeri yoktur” buyuruluyor. İmam Gazâlî hazretleri bu mevzuda İlcâmü'l-A'vâm eserini yazmış; Türkçe'ye tercüme olunmuştur.
Yüce Allah'ın zâtî ve sıfatî olmak üzere iki tür kelamı vardır. Zâtî kelamından maksat, zatının aynısı olan kelâmdır. Nitekim Ehadiyyet mertebesinde O'nun sıfatları da zatının aynıdır. Bu anlamda Allah'ı ve O'nun kelamını, hiçbir akıl ya da hiçbir zihin kuşatamaz, hiçbir kuruntu veya hiçbir düşünce O'nu kavrayamaz.
Zatî sıfatlar, hiç bir sebebin eseri olmayan, Allah Teâlâ'nın hakikatını ortaya koyan sıfatlardır. Bu sıfatlar Yüce Allah'ın zâtıyla, varlığıyla doğrudan doğruya alâkalı oldukları için ve sadece Allah'ın yüce zatına mahsus oldukları için zatî sıfatlar diye isimlendirilmişlerdir.
Zât, mahiyet ve hakikat terimleri çoğunlukla aynı anlamda ve birbirinin yerine kullanılır. “Kendi kendisiyle var olan, varlığını sürdürmesi için başka bir şeye dayanmayan” şeklindeki tanımıyla zât cevherle de aynı mânaya gelir.
SON YAZILAR
24 tv genel yayın yönetmeni
Demdeme türü
Ayet Hala akıllanmayacak mısınız
Didim Bodrum arası feribot var mı
Falda kapı görmek
Bogazda nodüller tehlikelimi
Devrim özkan yaş
Dünya Hakkında Bilgi
Ağzının payını vermek
Çamaşır makinesi kireç tutmaması için ne yapmak lazım
Er işareti
Alkolün vücuda etkileri
Bitlis nüfusu merkez
Aşk filmlerinin unutulmaz yönetmeni konusu
Ağzımın içi tuzlu gibi
Aşırı tatlı tüketimi
Banyodan sonra ayaklara soğuk su dökmek hadis
Ayvalıktan nereye feribot var
Dev çıyan zehirli mi
Engelleyince hikaye görünür mü
Bactroban krem nereye sürülür
Çekirdek aile tanımı
132 ne hattı
Derya Balta Hilal ne oldu
Allah ın her şeyi bilme sıfatı
Ayakta yolcu taşıma cezası
Eti Puf neyle yapılıyor
Birlesik zamanli fiil
Ayakkabı sıcak suda yıkanır mı
Devlet memuru nikah izni
Dövme 1 haftada iyileşir mi
Bankacılık eşit ağırlık mı
Didem arslan iletişim
Ayrılan eşlerin barışması için dua
20 20 20 kükürtlü gübre ne ise yarar
Evlerde çıkan böcekler
Eşofman pantolon adı ne
Anayasa fırlatma
3600 ek gösterge lise mezunlarını kapsıyor mu
Çarşı anarşist mi