Kulluk, her zaman Allah'ın huzurunda olduğunun bilincinde olmak ve ona göre bir duruş sergilemektir. Kulluk, kişinin kendisini ve benliğini bir hiç yerine koyması, Allah'ın yüceliği, azameti karşısında duyulan saygıdan dolayı bir ürperiş, bir teslimiyet, bir sığınma, bir söz dinlemesidir.
Allah, insanı yalnızca kendisine kulluk etmesi için yaratmıştır. [3] Kulluk, Cenâb-ı Hakkı tanımak, O'na gönülden bağlanmak, inanıp iyi işler yapmak demektir. Kul olmanın özü, Rabbimize severek ve isteyerek itaat etmek, ihlas ve samimiyetle ibadete sarılmaktır.
Allah'a karşı yapılan kulluk görevlerimiz nelerdir? Başlıca imandan sonra, ibadetlerimiz; namaz, oruç, zekât ve hac olarak sıralayabiliriz. Bu ibadetler Akıllı ve Erginlik çağına gelen her Müslüman erkek ve kadına yapılması farz olan ibadetlerdir.
Allah'a kulluk etmek bir gerekliliktir çünkü bütün dünya ve sonrakiler O'na aittir, hesap gününde en adil bir şekilde hesap görecek ve doğru kişileri sınırların da ötesinde ödüllendirecektir. Allah şöyle buyurmaktadır: “Hamd, göklerdeki ve yerdeki her şey kendisinin olan Allah'a mahsustur.
Kul, Rabbini sevme konusunda münafıkane iddialardan kurtulmadığı sürece iki cihanda da kurtuluşa eremez. Allah'ın sevdiği kul olmaya çalışanı, Allah'ın sevdikleri de sever. Anası sever, babası sever, eşi, çocukları, akrabaları komşuları, yer sever, gök sever, yerdekiler sever, göktekiler sever.
Zikir bir ibadettir ancak onu diğer ibadetlerden ayıran onun için bir şekil, mekân ve zamanın tahsis edilmemesi, herhangi bir sayıyla tahdit edilmemesidir. Her zaman, her yerde, her hâlde sayısızca yapılabilir bir ibadettir. Bu sebeple “Allah'ı anmak, en büyük ibadet” (Ankebut, 29/45.)
Dolayısıyla güzel işler yapan, hayırlara vesile olan, hatalarından pişmanlık duyan, koyduğu sınırlara dikkat eden insanları sever. Haddi aşan, fenalık yapan, haksızlık yapan, isyan eden kulları ise sevmez. Sabırlı, adaletli, temiz, cömert kullarını sever. Tembel, cimri, kafir, hain, zalim kullarını sevmez.
“Kulun Allah'tan razı olması; Rabbinin kaza, kader ve kararına iç hoşnutluğuyla, yüzünü ekşitmeden teslim olması, buyruklarına boyun eğmesi, O'na gidecek ve götürecek yollarda ısrar ve istikrar göstermesi, yaptığı ve razı olduğu işleri başkalarının da onun üzerinde görmesi ve beğenmesidir.”
Bu kurallardan birisi olan Kul hakkı; insanın can, mal ve namus gibi dokunulmazlıklarını korumaya yönelik ortaya çıkan bir haktır. Cana kıymak, hırsızlık, gıybet, yalan, borç, iftira, küfürlü söz, kul hakkını doğurur. Bu kuralların ihlali kul hakkına riayet etmemektir.
Sevgili Peygamberimiz, Allah'ın en çok sevdiği ibadetin, az da olsa devamlı yapılan ibadet olduğunu [1] bildirmiştir. Bu bakımdan, bu ayda yerine getirmeye özen gösterdiğimiz ibadetlerimizi ve kazandığımız güzellikleri, Ramazan'dan sonra da hayatımızın her anını kuşatacak şekilde devam ettirmeliyiz.
SON YAZILAR
Falda kapı görmek
Bogazda nodüller tehlikelimi
Devrim özkan yaş
Dünya Hakkında Bilgi
Ağzının payını vermek
Çamaşır makinesi kireç tutmaması için ne yapmak lazım
Er işareti
Alkolün vücuda etkileri
Bitlis nüfusu merkez
Aşk filmlerinin unutulmaz yönetmeni konusu
Ağzımın içi tuzlu gibi
Aşırı tatlı tüketimi
Banyodan sonra ayaklara soğuk su dökmek hadis
Ayvalıktan nereye feribot var
Dev çıyan zehirli mi
Engelleyince hikaye görünür mü
Bactroban krem nereye sürülür
Çekirdek aile tanımı
132 ne hattı
Derya Balta Hilal ne oldu
Allah ın her şeyi bilme sıfatı
Ayakta yolcu taşıma cezası
Eti Puf neyle yapılıyor
Birlesik zamanli fiil
Ayakkabı sıcak suda yıkanır mı
Devlet memuru nikah izni
Dövme 1 haftada iyileşir mi
Bankacılık eşit ağırlık mı
Didem arslan iletişim
Ayrılan eşlerin barışması için dua
20 20 20 kükürtlü gübre ne ise yarar
Evlerde çıkan böcekler
Eşofman pantolon adı ne
Anayasa fırlatma
3600 ek gösterge lise mezunlarını kapsıyor mu
Çarşı anarşist mi
Böbrek üstü bezi tansiyonu etkiler mi
Ay opak mıdır
1 ve 2 meşrutiyet kısaca
Akşemseddin çalışma yaptığı bilim dalları