Aftöz ülser olarak da adlandırılan aft; dudak ve yanakların iç kısmında, dilde, damakta veya diş etinde görülen oral ülserlere verilen isimdir. Kenarları sarı ya da kırmızı renkte, ortası ise beyaz küçük lezyonlardan oluşan aft, bulaşıcı değildir.
Zayıf bağışıklık sistemi, vitamin ve mineral yetersizliği, ergenlikte hormonal faktörler ve çölyak hastalığı aftöz ülsere neden olabilmektedir. Bulaşıcı bir hastalık değildir. Kadınlarda daha yaygın olarak görülür. İltihaplı bir doku ile çevrili olan aft yaraları kısa zamanda kendiliğinden geçer.
Ağız yaralarının yaygın nedenleri, yanağın içini yanlışlıkla ısırma gibi mukozaya zarar veren yaralanmalar, ağızda deri döküntüleri, viral, bakteriyel ve fungal enfeksiyonlar, hormonal değişiklikler, stres ve B12 vitamini, demir ve folik asit eksikliği gibi vitamin ve mineral eksiklikleridir.
Uçuk, herpes simpleks virüsüne maruz kalmanın neden olduğu dudak, diş eti, ağızda kümeler halinde yerleşmiş içi sıvı dolu kabarcıklar şeklinde ortaya çıkan viral bir enfeksiyondur.
İki veya üç haftayı geçen dil ve ağız içindeki lezyonlarda, bir kulak burun boğaz uzmanına görünmekte fayda vardır.
Gıda eksiklikleri. B12 vitamini, demir ve folik asit eksikliği nedeniyle kişide aft oluşabilir. Vitamin ve mineral eksiklikleri giderildiği durumda aft oluşumu da azalır.
Ağızda siğil belki de en az duyduğumuz türlerden birisidir. Genel olarak ağzımızın içerisinde diş eti veya labial mukoza, dil, sert damakta asemptomatik, küçük, yumuşak, pembe veya beyaz renklerde hafif kabarık olarak kendisini belli eder. Tedavi edilmedikleri takdirde zaman içerisinde büyümeye başlarlar.
Geçmeyen ağız yarası halk arasında aft veya stres sonrası çıkan yaralar olarak bilinir. 21 gün - 1 ayı geçen yaralar olursa durum farklı olabiliyor. 21 günü geçen ağız yaraları devam ediyorsa vücutta oluşan bir kanserin habercisi olabilir, hekime danışmak gerekmektedir.
Lökoplaki, ağız içinde mukozada beyaz lezyonların oluşması durumudur. Bu lezyonlar genellikle ağrısızdır ve çeşitli faktörlere bağlı olarak ortaya çıkabilir. Sigara içme, alkol tüketimi ve kötü ağız hijyeni gibi etkenler lökoplaki oluşumuna neden olabilir.
İçi sıvı dolu kabarcıklar derinin dış kısmı olan epidermis'te ve mukus zarlarında ortaya çıkar. Bağışıklık sistemi vücuttaki mikroplara saldırmak yerine yanlışlıkla deriyi yabancı olarak algılayıp cilde saldırır. Yaşanan bu durum da cilde zarar verir ve içi sıvı dolu kabarcıkların ortaya çıkmasına yol açar.