Kitap, bir adamın totaliter bir dünyada yaşadığı hikâyeyi anlatır ve bu dünya devletinin, vatandaşlarının her hareketini kontrol etmek için propaganda, sansür ve gözetim gibi araçları kullanarak insanların düşünce ve davranışlarını kontrol altında tuttuğu bir geleceği tasvir eder.
Romanın distopik dünyasında totaliter bir merkezî tek partinin yönetiminde gerçekleştirilen korku, propaganda ve beyin yıkama ile halk ve hayat manipüle edilmektedir. Roman daha sonra ünlenecek olan Büyük Birader ve düşünce polisi gibi kavramları içermektedir.
Orwell'ın 1984 romanı, insan özgürlüğüne karşı mücadelelerin ve totaliter rejimlerin neden yıkıcı olduğunu vurgulayan, tarihsel bir ders niteliği taşıyan bir distopyadır. Roman, dünya çapında pek çok okuyucuya ilham vermiştir ve günümüzde de hala okunmaktadır.
Kitap Okyanusya adlı toplumun yaşadıkları olayları anlatmaktadır. 1984 kitabının ana fikri ise durum ve şartlar ne olursa olsun insanlar hangi rejimler ile yönetiliyor olursa olsun düşünceler baskılanamaz ve herkes istediği şeyi sorgular ve düşünür.
1984 – George Orwell
1949 yılında İngiltere ve Amerika'da yasaklanan kitap, 1950 yılında da Sovyetler Birliği'nde yasaklanmıştır. Stalin, romanda hicvedilenin kendi yönetimi olduğu gerekçesiyle kitabı yasaklama kararı almıştır.
1984'ün olay örgüsü, bir Parti çalışanı olan Winston'ın yaşadıkları etrafından ilerler. Winston, Gerçek Bakanlığı adı verilen ve Parti'nin direktifleri doğrultusunda tarihin yeniden yazıldığı bir devlet kurumunda çalışmaktadır. Onun gözlerinden Parti'nin karmaşık düzenini ve manipülasyon tekniklerini öğreniriz.
Hayvan Çiftliği hem solcuları, hem de sağcıları rahatsız ediyorken, 1984 de sosyalizm eleştirisi gibi durup aslında totaliter olan her yapıya karşı bir tepkinin somutlaşmış halidir ve her kesimden kişiler tarafından aynı oranda nefret edilip aynı oranda sevilir.
Orwell'in betimlediği toplumda her bir birey tele-ekranlar aracılığıyla yetkililerin sürekli göz hapsi altındadır. Gözetim altında oldukları durmaksızın insanlara "Büyük Birader seni izliyor" sloganıyla anımsatılmakta ve bu, ülkede uygulanan propagandanın özünü oluşturmaktadır.
1984 romanı, yazarın geleceğe ilişkin bir kabus senaryosudur. Bireyselliğin ve insan haklarının tamamen yok edildiği, zihnin kontrol altına alındığı, insanların makineleşmiş kitlelere dönüştürüldüğü totaliter bir dünya düzeni, inanılmaz bir hayal gücüyle ve en ince ayrıntısına kadar romana aktarılmıştır.
Distopya yazını, geleceğe dair sunduğu karamsar bakış ile yaratıldığı dönemdeki kaygılara ışık tutan bir türdür. Bu türün en bilinen örneklerinden biri olan Bin Dokuz Yüz Seksen Dört ise kurguladığı karamsar dünyada yaşayan bireyleri devletin mutlak kontrolü altında betimlemektedir.
SON YAZILAR
Böbrek üstü bezi tansiyonu etkiler mi
Ay opak mıdır
1 ve 2 meşrutiyet kısaca
Akşemseddin çalışma yaptığı bilim dalları
2100 artık yıl mı
Bir kişinin kendi hayat hikayesini anlattığı türe ne ad verilir
Alerji yama testi
1792 yaş antlaşması
Ermenek'te şelale var mı
Ampute etmek
Dideral kullanmak tehlikeli mi
An mı ân mı
Esmer şekerle normal sekerin farki
1 tbmm ye karşı çıkan ayaklanmalar
Ameliyat yeri akıntısı
5in katları
1968 de ne icat edildi
Evrenin en hızlı şeyi
Eter alkol
Acem borusu hızlı büyür mü
1 pozitif çarpan mıdır
Enerjisa müşteri hizmetleri merkezi
Esophageal adenocarcinoma prognosis
Dacia Duster otomobil mi yoksa kamyonet mi
Deve sidiği hadisi sahih mi
Elektrikli kombi kullanışlı mı
Bahçelievler Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi diş teli takıyor mu
Çamaşır ve kurutma makinesi üst üste koyma
Evrenin genişlediğini ispatlayan bilim insanı
Eren Sayar ne iş yapıyor
Çiçek adasında ne var
Australorp tavuk yumurta verimi
En küçük çift tam sayı
Dana etinin en yumuşak yeri neresi
Falda c harfi
Bahar 31 Aralık'ta var mı
Bilimsel bilgi nesnel mi
Et beni yok etme
3 tekerlekli benzinli motor var mı
Alp ismi konulur mu