Sözleşmeye göre, “mülteci deyimi, dış saldırı, işgal, yabancı egemenliği veya vatandaşı olduğu kendi ülkesinin bir bölümünde ya da bütününde kamu düzenini ciddi bir biçimde tehdit eden olaylar yüzünden, ülkesi dışında başka bir yere sığınmak için yaşadığı yerden ayrılmak zorunda kalan her insanı kapsar.”
Mültecilerin Hukuki Durumuna Dair Sözleşme veya 1951 Mülteci Sözleşmesi, çok uluslu bir Birleşmiş Milletler sözleşmesi olup mülteci statüsünü, sığınma hakkı almış şahısların haklarını ve sığınma hakkı veren ülkelerin sorumluluklarını tanımlar.
Maddenin amacı hem prosedürel hem de esasa dair nedenlerle, devletlerin mültecileri zulüm olasılığı bulunmayan ülkeler de dahil sınır dışı etme haklarını kısıtlamaktır.
Mülteciler; eziyet, çatışma, saldırı veya toplum huzurunu ciddi şekilde bozan diğer durumlarda, geldikleri ülkelerin dışında bulunan ve bunun sonucu olarak da 'uluslararası koruma' talebinde bulunan kişilerdir.
Tam adı “Mültecilerin Hukuki Durumuna İlişkin Sözleşme” olan Cenevre Sözleşmesi, 1951 yılında imzalanmış, Türkiye ise 1961 yılında bu sözleşmeye taraf olmuştur.
Schuman Deklarasyonunun bir sonucu olarak, 1951 yılında, Belçika, Federal Almanya, Lüksemburg, Fransa, İtalya ve Hollanda'dan oluşan 6 üye ile Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu (AKÇT) kuruldu.
Şehir bir küresel finansal merkezdir. Cenevre CERN yüksek enerji fiziği laboratuvarına, Birleşmiş Milletler'in Avrupa'daki merkezine ve bu kuruluşun birçok alt kuruluşuna ev sahipliği yapmaktadır. Ayrıca Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi'nin merkezi buradadır.
Mültecilik, hukuki bir statüdür. Mülteci olduğu iddiasıyla ülkesini terk eden ama mültecilik statüsü başvurusu sonuçlanmamış kişiler "sığınmacı" olarak adlandırılır. Mülteci ise sığınma başvurusu kabul edilen kişidir.
Birleşmiş Milletler Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin Sözleşmesi 28 Temmuz 1951 tarihinde Cenevre'de imzalanmış ve 22 Nisan 1954 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Türkiye sözleşmeyi 24 Ağustos 1951 tarihinde imzalamış ve 29 Ağustos 1961 tarihinde onaylamıştır.
Şartlı mülteci ve mülteci kavramları bireysel olarak göç eden kişileri kapsar yani Suriyeliler kitlesel akın şeklinde göç ettiklerinden bu iki tanıma da uygun değillerdir bu nedenle Suriyeliler için şartlı mülteci kavramını kullanmak da mümkün değildir.
SON YAZILAR
Aldirin ilaç
Bıldırcın eti lezzetli mi
42HM nereye gidiyor
25 haziran onur yürüyüşü
24 tv genel yayın yönetmeni
Demdeme türü
Ayet Hala akıllanmayacak mısınız
Didim Bodrum arası feribot var mı
Falda kapı görmek
Bogazda nodüller tehlikelimi
Devrim özkan yaş
Dünya Hakkında Bilgi
Ağzının payını vermek
Çamaşır makinesi kireç tutmaması için ne yapmak lazım
Er işareti
Alkolün vücuda etkileri
Bitlis nüfusu merkez
Aşk filmlerinin unutulmaz yönetmeni konusu
Ağzımın içi tuzlu gibi
Aşırı tatlı tüketimi
Banyodan sonra ayaklara soğuk su dökmek hadis
Ayvalıktan nereye feribot var
Dev çıyan zehirli mi
Engelleyince hikaye görünür mü
Bactroban krem nereye sürülür
Çekirdek aile tanımı
132 ne hattı
Derya Balta Hilal ne oldu
Allah ın her şeyi bilme sıfatı
Ayakta yolcu taşıma cezası
Eti Puf neyle yapılıyor
Birlesik zamanli fiil
Ayakkabı sıcak suda yıkanır mı
Devlet memuru nikah izni
Dövme 1 haftada iyileşir mi
Bankacılık eşit ağırlık mı
Didem arslan iletişim
Ayrılan eşlerin barışması için dua
20 20 20 kükürtlü gübre ne ise yarar
Evlerde çıkan böcekler