Teşkilat-ı Esasiye Kanunu (Osmanlı Türkçesi: تشکیلات اساسیه قانونى) veya 1921 Anayasası, 1924 Anayasası'nın ilkelerini belirlemiş; 85 numaralı ve kabul tarihi 20 Kânun-ı Sani 1337 (20 Ocak 1921) olan 23 madde ve bir ayrık maddeden oluşan kısa ve "çerçeve anayasa" niteliğinde bir belgedir.
ANAYASANIN KABULÜ (TEŞKİLÂTI ESASİYE KANUNU)
Yeni Türk devletinin ilk anayasası 20 Ocak 1921'de kabul edildi. Kabul edilen bu anayasa, olağanüstü bir dönemde hazırlanmış kısa ve öz bir anayasa özelliği taşımaktaydı.
TBMM'nin çağdaş Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Anayasası olarak 20 Nisan 1924 tarihinde kabul ettiği Teşkilat-ı Esasiye Kanunu (1924 Anayasası), Milli Mücadelenin başarıya ulaşmasının, Türk ulusunun bağımsızlığını ve egemenliğini Lozan Antlaşması ile bütün dünyaya kabul ettirmesinin Anayasal simgesidir.
Türk hukuk tarihinde Birinci Büyük Millet Meclisi'nin 20 Ocak 1921 tarih ve 85 sayılı yasayla kabul ettiği, kısa bir çerçeve anayasa niteliğindeki kanunun adıdır. 20 Nisan 1924'te kabul edilen anayasa için de aynı başlık kullanılmıştır.
Kanun-i Esasî, şekli kritere göre bir anayasa olarak kabul edilmektedir. Türk tarihinin ilk anayasası olan ve 12 bölüm ile 119 maddeden oluşan Kanun-i Esasî'nin 113. maddesi gereğince, padişah olağanüstü durumlarda Anayasa'yı askıya alabilirdi.
Fransızca “constitution” sözcüğünün karşılığı olarak günümüz Türkçesinde “anayasa” kelimesi kullanılır. Türkçede bu sözcüğe karşılık, Osmanlı döneminde “kanun-u esasi”, Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında “teşkilat-ı esasiye kanunu” kullanılmıştır.
Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk ve son anayasasıdır. 23 Aralık 1876'da ilan edilmiş, 1878'de II. Abdülhamid tarafından askıya alınmış, 24 Temmuz 1908 II.
Dünyanın ilk anayasası olarak kabul edilen ABD Anayasası, kuşkusuz felsefi ve siyasal bir boşluk içinde ortaya çıkmamıştır. Bu Anayasa, Ludwikowski ve Fox'un dediği gibi; “1787 yılında Filadelfiya'da birkaç parlak zekâlı insanın kaleminden dökülmüş mucizevî şeyler değildir”.
3 Mart 1924 tarihinde Türkiye'yi laikleştiren yasalar olarak bilinen üç önemli yasa kabul edilmiştir. Üç devrim yasası, teokratik monarşiden laik Cumhuriyete, çok milletli ve muhtar eyaletli devletten ulusal ve üniter devlete geçişin ve tam anlamıyla çağdaş bir toplum olma yolunun en önemli aşamalarından biridir.
1961 Anayasası, bireysel hak ve özgürlük bağlamında 1921 ve 1924 Anayasalarına oranla daha düzenleyici bir yapıdadır. Temel hak ve özgürlükler ayrıntılı olarak düzenlenmiş, temel hak ve özgürlüklerin sınırlanmasına yönelik sınırlar konulmuş, anayasa devlete pek çok sosyal ödevler yüklemiştir.
SON YAZILAR
Allah ın her şeyi bilme sıfatı
Ayakta yolcu taşıma cezası
Eti Puf neyle yapılıyor
Birlesik zamanli fiil
Ayakkabı sıcak suda yıkanır mı
Devlet memuru nikah izni
Dövme 1 haftada iyileşir mi
Bankacılık eşit ağırlık mı
Didem arslan iletişim
Ayrılan eşlerin barışması için dua
20 20 20 kükürtlü gübre ne ise yarar
Evlerde çıkan böcekler
Eşofman pantolon adı ne
Anayasa fırlatma
3600 ek gösterge lise mezunlarını kapsıyor mu
Çarşı anarşist mi
Böbrek üstü bezi tansiyonu etkiler mi
Ay opak mıdır
1 ve 2 meşrutiyet kısaca
Akşemseddin çalışma yaptığı bilim dalları
2100 artık yıl mı
Bir kişinin kendi hayat hikayesini anlattığı türe ne ad verilir
Alerji yama testi
1792 yaş antlaşması
Ermenek'te şelale var mı
Ampute etmek
Dideral kullanmak tehlikeli mi
An mı ân mı
Esmer şekerle normal sekerin farki
1 tbmm ye karşı çıkan ayaklanmalar
Ameliyat yeri akıntısı
5in katları
1968 de ne icat edildi
Evrenin en hızlı şeyi
Eter alkol
Acem borusu hızlı büyür mü
1 pozitif çarpan mıdır
Enerjisa müşteri hizmetleri merkezi
Esophageal adenocarcinoma prognosis
Dacia Duster otomobil mi yoksa kamyonet mi