Bu dönem sanatçıları İbrahim Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa, Ahmet Mithat Efendi, Ahmet Vefik Paşa, Şemsettin Sami, Ahmet Cevdet Paşa, Ali Suavi ve Sadullah Paşa'dır. Bu sanatçılardan İbrahim Şinasi Türk edebiyatında yeniliğin öncüsü olarak bilinir.
Direktör ve Mehmet isimleri ile de zikredilen Âli Bey, Tanzimat edebiyatının birinci dönem sanatçıları içerisinde yer almış ve muhtelif türlerde eserler vücuda getirmiş olup devrinin renkli ve önemli addedilmiş simalarından biridir.
Geleneksel olarak 1839-1876 dönemi tarihimizde “Tanzimat Devri” olarak adlandırılmış, bu devirde tekrar iki kısma ayrılarak incelemelere konu edilmiştir. İlk dönem “Gülhane Hatt-ı Hümâyunu Devri” İkincisi ise “Islahat Fermanı Devri” (1856-1876) olarak değerlendirilmektedir.
İkinci dönem tanzimatçılarından Recaizade Mahmut Ekrem, Abdülhak Hamit, Samipaşazade Sezai'de ise kişisel konular yeniden ele alınmıştır. Genel olarak Tanzimat şiirine bakıldığında romantizm akımının etkisi görülür.
Ahmed Midhat (Osmanlıca: احمد مدحت; 1844, Tophane, İstanbul - 28 Aralık 1912, İstanbul), Türk yazar, gazeteci ve yayıncı. Tanzimat dönemi yazarlarındandır. Türk edebiyatının gerçek anlamda ilk popüler yazarıdır. 1870'te Devir (Çağ) adıyla bir gazete çıkardı ancak ilk sayıda kapandı.
Sözcük anlamı "düzenlemeler, reformlar" demektir. Batı dillerinde genellikle Osmanlı Reformu (İng: the Ottoman Reform) deyimi kullanılmaktadır. Tanzimât Dönemi 1876'da II. Abdülhamit'in tahta çıkması ve Meşrutiyet'in ilânıyla sona ermiş kabul edilir.
Ziya Paşa (Osmanlıca: ضيا پاشا, romanize: Żiyâ Pâşâ) doğum adıyla Abdülhamid Ziyâeddin (1829, İstanbul - 17 Mayıs 1880, Adana), Tanzimat devri devlet ve fikir adamı, gazeteci ve şairdir.
Yetmiş küsur yıllık ömrünün kırk altı yılını, aralarında elçilik, valilik, meclis başkanlığı ve Başvekillik yapan Tanzimat dönemi modernleşme hareketinin önemli isimlerinden biri olan Ahmet Vefik Paşa, Devlet adamı, bürokrat, yazar ve çevirmenlik gibi birçok vasfı kendinde toplayan ender şahsiyetlerden biridir.
Türk edebiyatı sanatçıları Klasisizm akımının tüm özelliklerini göstermez. Örneğin Şinasi, Ahmet Vefik Paşa ve Direktör Ali Bey, "Sanat, sanat içindir" anlayışını benimsemek yerine "Sanat toplum içindir" anlayışını benimsemişlerdir. Bir diğer önemli husus ise bu akımın daha çok tiyatro akımı olmasıdır.
Aruz veznini Türkçeye kusursuzca uygulamak için çalışmış bir Tanzimat dönemi şairidir.
SON YAZILAR
Ermenek'te şelale var mı
Ampute etmek
Dideral kullanmak tehlikeli mi
An mı ân mı
Esmer şekerle normal sekerin farki
1 tbmm ye karşı çıkan ayaklanmalar
Ameliyat yeri akıntısı
5in katları
1968 de ne icat edildi
Evrenin en hızlı şeyi
Eter alkol
Acem borusu hızlı büyür mü
1 pozitif çarpan mıdır
Enerjisa müşteri hizmetleri merkezi
Esophageal adenocarcinoma prognosis
Dacia Duster otomobil mi yoksa kamyonet mi
Deve sidiği hadisi sahih mi
Elektrikli kombi kullanışlı mı
Bahçelievler Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi diş teli takıyor mu
Çamaşır ve kurutma makinesi üst üste koyma
Evrenin genişlediğini ispatlayan bilim insanı
Eren Sayar ne iş yapıyor
Çiçek adasında ne var
Australorp tavuk yumurta verimi
En küçük çift tam sayı
Dana etinin en yumuşak yeri neresi
Falda c harfi
Bahar 31 Aralık'ta var mı
Bilimsel bilgi nesnel mi
Et beni yok etme
3 tekerlekli benzinli motor var mı
Alp ismi konulur mu
Ağrı doğubeyazıt tarihi yerler
Balgam söktürücü kür
En uzun boylu insan
Etik turleri
Evrim geçiren hayvanlar
Boşaltıma yardımcı organlar ve görevleri
Aktif taşıma atp harcar mı
Ayt 2 oturum matematik konuları