Bu bağlamda Budizm, esas itibariyle “nedensellik veya bağımlı varoluş yasası, dört temel hakikat, sekiz dilimli/aşamalı yol, kurtuluş, karma ve yeniden bedenlenme” gibi öğretileri benimseyen bir dindir.
Budizm, M.Ö. VI. yüzyılda Kuzey Hindistan'da dünyaya gelen Buda'nın ortaya koymuş olduğu inanç sistemi ve öğretiye dayanan bir dindir. Kısaca “Buda'nın Hindistan'da kurduğu din ve felsefe sistemi” diye de ifade edilen bu din, insan mutluluğunu aramakta ve insanı ıstıraptan kurtarmayı hedeflemektedir.
Dukkha (Acı, keder) 2. Samudaya (Dukkha'nın kaynağı) 3. Nirodha (Dukkha'nın giderilmesi) 4. Magga (Dukkha'yı gideren yol).
Siddhartha Gautama, Kuzey Hindistan'da bir prens olarak doğduktan sonra hayattaki acıları sona erdirmek için bir yol bulmak amacıyla krallığını terk etmiş ve uzun çalışmalar sonucunda aydınlanmaya ulaşmıştır.
Diğer dinler kurtuluşun ancak Tanrı'ya ibadet ve taatle mümkün olabileceğini iddia ederken Budda, sisteminde herhangi bir tanrıya yer vermemiştir. Bu yapısı nedeniyle Budizm, kimi araştırmacılara göre ateist bir din olarak kabul edilir.
Bîrûnî konu hakkında tarafsız kalmıştır, İbnü'n-Nedîm'e göre ise Buda kesinlikle bir peygamberdir ve "şeytan'ı sürmek" için bir din öğretmiştir.
"Reenkarnasyon" ifadesini Caynistler ve Hindular kullanır, Budizmde ise insanın kendinden tamamen ayrı bir varlığı olan, değişmeyen bir ruh inancı yoktur. Budistler "reenkarnasyon" yerine basitçe "Rebirth"(yeniden doğum) demeyi tercih ederler.
Sekiz dilimli yol ise doğru bilgi, doğru düşünce, doğru konuşma, doğru davranış, doğru meslek, doğru çaba, doğru muhakeme ve doğru murakabeden oluşmaktadır. Budizm'e göre bu ilkelere uygun bir yaşam neticesinde acı ve ıstıraba neden olan doğum-ölüm döngüsünden kurtulup mutlak huzura yani Nirvana'ya ulaşılmaktadır.
Aynı zamanda Hinduizm, Budizm ve Jainizm'de çeşitli meditatif uygulamalara da yoga adı verilmektedir.
Rahipler, egolarını ve sıradan hayatlarını geride bırakıp manastır hayatı yaşamaya başladıklarını göstermek için saçlarını kazıtırlar.