Değerli kardeşimiz,Hanefilere göre alacağı zekâta saymak uygun görülmüyor. Çünkü "zekât verirken paranın sahibinin mülkiyetinde olması ve zekât niyetiyle vermesi gerekir." denilmektedir. Bu açıdan en güzeli alacaklının borçluya zekâtını vermesi, borçlunun da alacaklıya borcunu ödemesidir.


Alacaklar zekâta sayılır mı?

Değerli kardeşimiz, Hanefilere göre alacağı zekâta saymak uygun görülmüyor. Çünkü "zekât verirken paranın sahibinin mülkiyetinde olması ve zekât niyetiyle vermesi gerekir." denilmektedir. Bu açıdan en güzeli alacaklının borçluya zekâtını vermesi, borçlunun da alacaklıya borcunu ödemesidir.

Borç verdiğim paranın zekâtı olur mu?

Geri ödeneceği kesin olan alacakların, her yıl alacaklı tarafından zekâtlarının ödenmesi gerekir. Alacak tahsil edilmeden önce zekâtı verilmemişse, tahsil edildikten sonra, geçmiş yıllara ait zekâtlar da ödenmelidir. İnkâr edilen veya geri alınma ihtimali olmayan alacakların her yıl zekâtının verilmesi gerekmez.

Alacağını zekâta saymak caiz midir?

Şâfiî mezhebinin meşhur olan görüşüne göre ise hiçbir borç, zekâta tâbi olan malların hiçbirisinden düşülmez, dolayısıyla borçluluk hâli zekât vermeye engel değildir (Nevevî, el-Mecmû', 5/344).

Alacakların zekâtı nasıl hesaplanır?

Buna göre, bir kimseye borç verirken zekâta niyet edilmediği, daha sonra da bu parayı zekâta saymaya niyet edildiği zaman, paranın kendisi ortada bulunmadığı için temlik gerçekleşmiş olmayacaktır.

Kira alacağı zekâta sayılır mı?

Zekat yılı içerisinde ödenecek olan borçlar çıkıldıktan sonra kira gelirleri, diğer gelirlerle birlikte nisap miktarına (80,18 gr. altın veya değeri) ulaşır ve üzerinden bir kameri yıl geçerse kırkta bir (% 2,5) oranında zekatının verilmesi gerekir.

Hangi borçlar zekattan düşülür?

Kira gelirlerinin zekâta tâbi diğer mal ve gelirlerle birlikte, temel ihtiyaçlar ve borçlar çıktıktan sonra nisap miktarına (80.18 gr. altın veya değeri) ulaşması ve üzerinden bir yıl geçmesi hâlinde kırkta bir (%2,5) oranında zekâtının verilmesi gerekir (Merğinânî, el-Hidâye, 2/165, 190-191).

Alacaklı olduğun paraya zekât düşer mi?

Bu bakımdan kişinin elinde bulunan zekâta tabi mallardan, sadece “o zekât yılına ait olan bi- rikmiş borçlar, vadesi o yıl içinde dolmuş veya do- lacak olan ve dolayısıyla o zekât yılı içinde hemen ödenmesi gereken borçlar” düşülmelidir. Zira zekât, yıllık bir ibadettir.

Evi arabası olmayıp altını olan zekât verir mi?

İnkâr edilen veya geri alınma ihtimali olmayan alacaklar için alacaklının her yıl zekât vermesi gerekmez. Şâyet bu tür ümit kesilmiş bir alacak daha sonra ödenirse, tahsil edilip üzerinden yıl geçtikten sonra sadece o yılın zekâtı verilir; geçmiş yıllar için zekât gerekmez (Merğinânî, el-Hidâye, 2/166-167).

Ev almak için biriktirilen paranın zekâtı olur mu?

Altın ile gümüş, para olarak veya kadınların ziynet eşyası olarak kullanılsın, ev, yiyecek, kefen satın almak için saklanılsın, kılıç gibi ihtiyaç eşyası olsalar da, zekât nisabının hesabına katılır. Ticaret için olmayan ev, apartman, tezgah, kamyon, gemi ve demirbaş eşyanın zekâtı verilmez.

Verilen paranın zekât olduğunu söylemek gerekir mi?

Bu ihtiyaçları temin etmek için biriktirilen paralarla onları karşılamak üzere sözlü ya da yazılı herhangi bir taahhüde girilmişse o takdirde bu paralardan zekât vermek gerekmez. Çünkü sözlü ya da yazılı taahhüde girildiğinde bu para, artık temel ihtiyaç için harcanmış demektir.

Yazar Avatarı Elif Ayşe Yıldırım